Memlekette güzel, vizyoner ve çevreye faydalı bir iş olmaya görsün. Hemen arkasından "Biz bu işten nasıl bir ekstra ekmek yeriz?" diyen dahiler ordusu devreye girmezse gözümüz açık gidiyor, adeta bir şeyler eksik kalıyor.
Son günlerin en havalı, en çok konuşulan projesi DOA Sıfır Atık projesi. Proje başladığı gibi öyle bir hızla reaksiyon aldı ki, ilk beş günde tam 7 milyon 600 bin ambalaj toplandı. Dile kolay, 7.6 milyon! "Atmıyoruz, dönüştürüyoruz, doğayı kurtarıyoruz" diye evde pet şişelerle aşk yaşıyor, onlara adeta birer sarraf edasıyla bakıyorduk. Getirene 1 TL verileceğini duyunca, evdeki çöpler gözümüze bir an "rezerve edilmiş altın madeni" gibi görünmüştü. Ancak bizim safiyane çevrecilik aşkımız sürerken, piyasanın gizli kahramanları –yani o meşhur fırsatçılar– bizden çok daha hızlı reaksiyon aldı.
Dünden bugüne bakıyorsun; enflasyon düşüyor, petrol fiyatları geriliyor, işçi maliyetleri ya da hammadde fiyatları da yerinde sayıyor. Yani ambalajlı suya zam yapmak için mantıklı hiçbir sebep yok. Ama çok büyük bir şey değişti. Geri dönüşüme getirilen ambalaja 1 TL verileceği açıklandı! Fırsatçı esnafımız durur mu? Hemen hesap makinesini çıkardı, gözleri dolar işaretiyle parladı ve ambalajlı sulara anında 2 TL zammı yapıştırdı. Matematiğe gel: 1 TL’si zaten geri dönüşümden vatandaşa gidecek, kalan 1 TL de "Hızlandırılmış Reaksiyon Primi" olarak fırsatçının cebine kalacak! Yani biz doğayı kurtaralım derken, adamlar kendi cüzdanlarını küresel ısınmadan koruma altına aldılar bile. Şişeyi alırken 2 TL fazla veriyorsun, koşa koşa gidip geri dönüşüm otomatına atıyorsun, oradan sana 1 TL geri veriyorlar. Sonuç? Doğayı korurken bile 1 TL içeridesin! Dönüşüm muhteşem olmuş ama fatura yine bize kesilmiş.
Hadi zammı sineye çektik, "Piyasa koşulları, serbest ekonomi" falan dedik (yerseniz). Ama uyanıklıkta sınır tanımayan vizyoner fırsatçılarımız işi bir tık ileri götürüp sahte şişe basmaya başlamış! Bakın, bu ülkede sahte para basan gördük, sahte diploma basan gördük, sahte zeytinyağı üreteni bile duyduk da... Sırf geri dönüşüm otomatından 1 TL koparmak için "sahte pet şişe" basan matbaa dehasını ilk defa görüyoruz. İlk beş günde toplanan o 7 milyon 600 bin şişenin ne kadarı bu yaratıcı matbaacıların elinden çıktı acaba diye düşünmeden edemiyor insan. Pes ki ne pes, nefesimiz kesildi artık! Yarın öbür gün darphaneyi kapatıp "Pet Şişe Basım Merkezi" açarlarsa şaşırmayın. Sokaklarda elinde çantayla gezip, "Abi elimde çok temiz, otomatın hemen yutacağı, birinci sınıf taklit bin adet su şişesi var, yarı fiyatına bırakırım" diyen şişe mafyaları türeyecek diye korkmuyor değilim.
Netice olarak; DOA projesini canıgönülden alkışlıyoruz, orası kesin. Proje on numara. Ama o alkışlayan ellerimizle, bu projeyi fırsat bilip suya zam yapanların ve sahte şişe basanların kulaklarını çınlatmayı da ihmal etmiyoruz. Biz yine de atmayalım, dönüştürelim dostlar. Ama dikkat edin, ambalajı dönüştüreceğiz diye fırsatçılar bizi dönüştürmesinden!