Bir ülkenin geleceğine bırakılabilecek en büyük miras, hiç şüphesiz kıymeti hiçbir şeyle ölçülemeyen huzur ve kardeşlik iklimidir. Bu topraklarda onlarca yıldır yürekleri yakan, enerjimizi emen ve genç nesillerimizin geleceğinden çalan terör meselesi, toplumsal hafızamızda derin yaralar bıraktı. Ancak bugün gelinen noktada, karanlık tünelin sonundaki ışık her zamankinden daha net görünmektedir.

AK Parti iktidarının çeyrek asra yaklaşan yönetim anlayışında; altyapıdan savunma sanayiine, dış politikadan ekonomiye kadar atılan sayısız dev adımın yanında, belki de en cesur ve bedeli en ağır olanı barış ve çözüm iradesidir.

Bedel ödenerek yürütülen bir irade

Siyaseten risk almanın son derece zor olduğu, iç ve dış dinamiklerin sürekli akamete uğratmaya çalıştığı bir ortamda; baldıran zehri içme pahasına bu süreci sahiplenmek, sadece bir iktidar stratejisi değil, devlet aklının ve toplumsal sorumluluğun bir gereğiydi. Siyasi yıpranmalara, kurulan kumpaslara ve ödenen ağır bedellere rağmen bu yoldan vazgeçilmemiş olması, milletin geleceğine duyulan sarsılmaz inancın bir göstergesidir.

Terörün tamamen bitirilmesi ve toplumsal helalleşmenin nihai bir çözüme kavuşması, sadece güvenlik politikalarıyla değil, ısrarlı bir siyasi irade ve kararlılıkla mümkündür. Yıllardır süren bu kesintisiz çaba, bugün ülkemizi nihayet kalıcı bir huzurun eşiğine getirmiştir. Çocuklarımıza Borçlu Olduğumuz "Sulh"

Bizler, bu topraklarda gözyaşının durduğu, kaynakların çatışmaya değil büyümeye, eğitime ve teknolojiye aktarıldığı bir geleceği hayal ettik.

Bugün barış süreciyle birlikte yakalanan bu ivme, çocuklarımız için; terörün gölgesinden uzak, güvenle büyüyecekleri aydınlık bir yarın.

Gelecek nesiller için, çatışmayla değil, başarılarla anılan güçlü bir ülke.

Bölgemiz için; Doğu’sundan Batı’sına kenetlenmiş, birlik içinde bir Türkiye anlamına gelmektedir.

Yıllardır devam eden bu meşakkatli yolculuğun sonunda nihayete erecek olan tek şey terör değildir; aynı zamanda milletimizin arasındaki nifak tohumları da tamamen yok olacaktır. Temennimiz ve duamız; bu çabaların kalıcı bir sulh ile taçlanması, köklü kardeşliğimizin ilelebet payidar kalmasıdır.

Yarınlar, barışa ve huzura inananların olacaktır.