Geçtiğimiz günlerde yeni eğitim-öğretim yılının ilk zili çaldı; çocuklarımız ders başı yaptı, anne babaları ise her yıl olduğu gibi yine direksiyon başında sabır sınavına girdi. Kağıt üzerinde ya da hayallerde her şey pırıl pırıl. “Akıllı kavşaklar, yenilenen çizgi ve sinyalizasyonlar, bas-dur sistemleri...” Ancak Mersin sokaklarındaki gerçeklik, maalesef bu pembe tablodan biraz uzak.
Okulların açıldığı ilk günden itibaren şehrin ana arterlerinde yaşanan o tanıdık yoğunluk, sürücülere ve velilere “Hoş geldin yeni dönem!” dedi. Yol çizgilerini yenilemek, kavşaklara güneş enerjili ikaz lambaları koymak ya da yaya güvenliğini artıracak "bas-dur" sistemlerini hayata geçirmek elbette vizyoner ve değerli adımlar. Zaten Mersin trafiğinin nefes alabilmesi için de bu tedbirlerin lafta kalmayıp eksiksiz ve sahada tam kapasiteyle uygulanması şart.
Ancak kabul edelim; mevcut durumda trafik akışı henüz o beklediğimiz rahatlığa ve konfora ulaşabilmiş değil. Yol çizgilerinin yenilenmesi şerit disiplini sağlar ama kilitlenen trafiği tek başına açmaya yetmiyor.
Akıllı kavşak ve sinyalizasyon altyapısının sadece kurulması değil, sabah ve akşam saatlerindeki okul pik saatlerine göre dinamik olarak yönetilmesi gerekiyor.
Yaya güvenliği şart. Çocuklarımızın karşıdan karşıya geçerken riske girmemesi için "bas-dur" ve ikaz sistemlerinin kentin her okul çevresinde eksiksiz çalışması vital önem taşıyor.
Yani özetle; önlemler kağıt üstünde kalmayıp sahaya tam anlamıyla yansıtılırsa, denetimler artırılır ve altyapı dokunuşları eksiksiz tamamlanırsa ancak o zaman trafikte gerçek bir iyileşmeden söz edebiliriz.
Geleceğimiz olan çocuklarımızın okula güvenle ulaşması, velilerin ise güne sinir harbi yaşamadan başlaması en büyük hakkı. Temennimiz, idarecilerin ve yerel yönetimlerin sahadaki bu ilk gün tablosunu iyi analiz edip gerekli dokunuşları hızla yapması.
Tüm öğrencilerimize zihin açıklığı, direksiyon başındaki velilerimize ve sürücülerimize ise peygamber sabrı diliyorum!