30 Ağustos, sadece bir takvim yaprağı değil; bu toprakların kaderinin, bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun tescillendiği gündür.
Dumlupınar’da yükselen dumanlar, aslında bir imparatorluğun son nefesi değil, özgür bir Cumhuriyet’in ilk nefeseydi. O gün, üzerindeki çamur ve kanla cepheden cepheye koşan yalın ayak askerlerin, "Yenilmeyiz!" çığlığıydı göğe yükselen. Evladını kundağa değil, mermiye sarıp dona kalan anaların, gözünü kırpmadan ateşe yürüyen gençlerin zaferidir bu.
Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır" dediği o büyük inanç, bugün nefes aldığımız bu topraklara bayrak olup çekildi. Bizler bugün bu topraklarda başımız dik yürüyorsak, sesimizi korkusuzca çıkarabiliyorsak; 104 yıl önce o karanlık geceleri aydınlatan o sarsılmaz irade sayesindedir.
Zafer Bayramımız kutlu olsun. Bize bu vatanı, bu gökyüzünü ve bağımsızlığı armağan eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve duygusallıkla anıyoruz. Ruhları şad olsun.