Bir kenti kent yapan sadece binaları, yolları veya limanı değildir. Bir kentin ruhu, nesiller boyu aktarılan ortak sevdalarında, sevinçlerinde ve hüzünlerinde gizlidir. Mersin için bu ruhun adı, tam 101 yıldır göğsümüzde gururla taşıdığımız Mersin İdmanyurdu’dur.
Mersin’in tek ve en köklü çınarı olan bu şanlı kulüp, ne yazık ki yıllardır süregelen talihsizlikler ve yalnız bırakmışlıkla adeta bir "makus tarih" yaşadı. Ancak bugün, bu karanlık tabloyu yırtıp atmak, Mersin İdmanyurdu’nu ait olduğu o görkemli günlere geri taşımak için taşın altına elini değil, gövdesini koyan yeni bir yönetim anlayışı ve inançlı bir irade var.
Yeni yönetimin kulübü yeniden ayağa kaldırmak, armanın izzetini korumak ve bu asırlık mirası geleceğe taşımak adına sergilediği samimi çaba, her türlü takdirin üzerindedir. Fakat unutmamalıyız ki; tek bir çiçekle bahar gelmez, bir çınar tek başına ayakta kalamaz.
Mersin İdmanyurdu, sadece bir spor kulübü değildir; bu kentin birleştirici gücü, ortak paydası ve kimliğidir. Bugün bu kentin mülki amirlerinden siyasetçilerine, iş insanlarından sivil toplum kuruluşlarına, esnafından tribündeki gence kadar herkesin amasız, fakatsız bütüncül bir destek vermesi tarihi bir sorumluluktur.
Gelecek nesillere "Biz bu çınarı yıkamadık, yeniden yeşerttik" diyebilmek için bugün kenetlenme günüdür. Bu kulüp yaşarsa, Mersin’in spordaki ruhu yaşar; bu arma parıldarsa, kentin gururu parıldar.
Mersin İdmanyurdu sevdalılarını, bu kentin ekmeğini yiyip suyunu içen herkesi, yeni yönetimin yaktığı bu meşalenin etrafında birleşmeye ve tek yürek olmaya davet ediyorum.
Çünkü başka Mersin İdmanyurdu yok!