Tarladan çıkan bir ürünün mutfağımıza ulaşana kadar fahiş oranlarda değer kazanması, Türkiye’de yıllardır tartışılan ancak bir türlü çözüme kavuşturulamayan temel sorunların başında geliyor. Tarlada 5 TL olan bir sebze veya meyvenin market rafında 50 TL’ye satılması, sadece bir fiyat artışı değil; kök sebeplerine inilmesi gereken derin bir sistem problemidir. Bugün tanık olduğumuz tablo bir sebep değil, gıda değer zincirindeki aksaklıkların ve denetimsizliğin kaçınılmaz bir sonucudur.

Gıda tedariki büyük oranda tedarikçiler ve aracı tüccarlar üzerinden yürütülüyor. Üretici, yani alın terini toprağa döken çiftçi, doğrudan pazara ulaşamıyor. Tarladan sofraya kadar uzanan bu süreçte, hallerdeki fiyatlandırmalar ve aradaki halkaların şeffaf olmayışı, maliyetleri suni biçimde tırmandırıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaş sebze ve meyve piyasasındaki fahiş fiyat uygulamalarına yönelik başlattığı soruşturma ve 15 Eylül 2026 tarihli basın açıklaması, sorunun boyutunu açıkça ortaya koymaktadır. 1029 çiftçinin beyanı ve denetim raporları doğrultusunda; sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek maliyetleri yüksek göstermek ve tedarik zincirini gereksiz uzatmak suretiyle fiyat manipülasyonu yapıldığı tespit edilmiştir.

Eğer bu değer zinciri ve aracılık mekanizması sıkı biçimde denetlenmezse, piyasa dengesi tamamen bozulur. Devletin adli ve idari mekanizmalarıyla devreye girmesi; işini dürüstçe yapan, mevzuata uygun hareket eden basiretli tüccar ile piyasayı manipüle eden yapıların ayrışması açısından kritik bir adımdır. İşini doğru yapan esnafın da hakkını korumak, devlet güvencesinin bir gereğidir.

Gıda güvenliği ve adil fiyatlandırma, basit bir ticari mesele değil, doğrudan halkın refahını ve üretimin sürdürülebilirliğini ilgilendiren bir devlet meselesidir. Kök sebeplere inilerek üreticinin pazara erişimi kolaylaştırılmadığı ve gıda zincirindeki her bir halkanın şeffaflığı kalıcı olarak sağlanmadığı sürece, yapılan müdahaleler anlık kalacaktır. Sistemik bir denetim ve reform, tarladaki çiftçiyi de mutfaktaki vatandaşı da korumanın tek yoludur.