Mersin denince akla deniz, güneş ve elbette o muazzam tantuni gelir. Ancak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 20 Ağustos 2026 tarihli son taklit ve tağşiş listesi gösterdi ki, kentte gastronomi yerine adeta "anatomi" dersi veriliyor! Akdeniz ilçesinde iki farklı işletmenin menüsünden çıkan tek tırnaklı eti, sadece mideleri değil, Mersin turizmini ve halkın güvenini de altüst etti. Şehrin tüm o ışıltılı caddelerinde, yaldızlı ışıklar altında dürüstçe işini yapan esnafın emeği, ne yazık ki üç beş uyanığın kar hırsına kurban ediliyor.
Vergisini ödeyen, eti kasaptan kuralına göre alan, vicdanlı işletmeciler haklı olarak "Bizim suçumuz ne?" diye sitem ediyor. Piyasa fiyatının yarısına "ucuz kavurma" veya "fırsat tantunisi" satan uyanıklar, maliyeti yerin altına çekip vatandaşa at eti yedirirken, bilinçli tüketici zaten "Bu fiyata et mi olur?" diye şüpheleniyor. Belli ki bu uyanıklar için "müşteri velinimettir" anlayışı, çoktan "müşteri binek hayvandır" şekline dönüşmüş!
Şehre Giren Etin Şeceresi Belli Olmalı
Bu rezaletin kökünden çözülmesi ve piyasadaki bu başıboşluğun bitmesi için Mersin’e acilen tam donanımlı, modern bir Canlı Hayvan Pazarı kurulması şart. Ancak mesele sadece pazar kurmakla da bitmiyor; bu pazarın ve şehre dışarıdan giren canlı hayvanların, özellikle de karkas etlerin üzerinden denetim ışıkları bir an olsun eksik edilmemeli. Giriş çıkışlar çok sıkı bir mercek altına alınmalı, kimin ne getirdiği harfiyen kayıt altında tutulmalı.
Burada hemen şu haklı itirazı yapabilirsiniz: "İyi de hayvanlar zaten yasal olarak mezbahada kesiliyor, sorun nerede?" Doğru, kesimler mezbahada yapılıyor ama o mezbahaya giren hayvanlar gerçekten sağlıklı mı? Kesim öncesi ve sonrası süreçte bağımsız veteriner hekimler ve kamu görevlileri tarafından ciddi bir çapraz denetim mekanizması işletiliyor mu? İşte bütün mesele sistemdeki bu kopuklukta gizli. Zincirin bir halkası zayıf kaldığında, tabağımıza sığır diye neyin geleceği tamamen tesadüflere ve merdiven altı fırsatçıların insafına kalıyor.
Mersin’in lezzet mirasını ve halk sağlığını korumak için kamu otoriteleri denetim cenderesini öyle bir sıkmalı ki, vatandaşa et yerine at yedirmeye kalkışanların değil et satmak, o ışıklar altında sokağa çıkacak yüzü bile kalmamalı!