4 Nisan 2015 gecesi Trabzon-Rize yolunda yaşananlar, yalnızca Fenerbahçe Spor Kulübü’ne değil; Türk sporunun birleştirici ruhuna, ülkenin huzuruna ve toplumsal barışımıza sıkılmış karanlık bir kurşundu. Rize deplasmanından dönen sarı-lacivertli kafileyi taşıyan otobüse yönelik gerçekleştirilen hain silahlı saldırı, yıllar geçse de milletimizin hafızasında derin, kabuk bağlamayan bir yara olarak kaldı. O gece facianın eşiğinden dönülmüş olsa da faillerin karanlıkta kalması, kamu vicdanındaki kanamayı dindirmedi.

Geçen yılların ardından Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin dosyayı yeniden ve titizlikle ele alması, adalet arayışında hayati bir kırılma noktasıdır. Yapılan derinlemesine incelemeler neticesinde dosya hakkında alınan "kanun yararına bozma" kararı, hukukun raflarda unutulan dosyalara teslim olmayacağının en somut kanıtıdır.

Süreçle ilgili iradesini net bir şekilde ortaya koyan Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, "Adaletin tecellisi için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takipçisi olacağız. Hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına izin vermeyecek; kamu vicdanını yaralayan hiçbir olayın üzerinin örtülmesine müsaade etmeyeceğiz" sözleri, yalnızca hukuki bir kararlılığı değil, devlete ve adalete olan inancı pekiştiren güçlü bir taahhüdü simgeliyor.

Adalet, geciktiğinde hissizleşen değil; arandıkça ve üzerine gidildikçe tecelli eden bir olgudur. Toplum vicdanını yaralayan, faali meçhul kalmış her olayın aydınlatılması; hukukun üstünlüğüne duyulan güveni artırırken daha refah, güvenli ve huzurlu bir Türkiye’nin de zeminini inşa eder. 4 Nisan saldırısının üzerindeki sis perdesinin kaldırılması, sadece bir spor kulübünün hakkını teslim etmekle kalmayacak, "cezasızlık" algısını yıkarak geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlayacaktır.

Geçmişin karanlık noktalarına ışık tutan bu kararlı adımlar, toplumun her kesiminde büyük bir memnuniyet ve umut yaratmıştır. Bizler de hukukun, adaletin ve şeffaflığın yanında durarak bu kararlı mücadeleye desteğimizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki adaletin tam anlamıyla tecelli ettiği bir ülke, hepimizin ortak geleceğidir.