Yaz tatili; otel açık büfeleri, restoranlar, yolculuklar, dondurma molaları ve farklı yiyeceklerin denenmesiyle çocuklar için keyifli bir dönem olsa da besin alerjisi bulunan çocuklarda ekstra dikkat gerektiriyor. Ev dışında hazırlanan yemeklerde içeriğin tam olarak bilinmemesi, aynı ekipmanların farklı yiyeceklerde kullanılması veya yanlışlıkla alerjen içeren bir ürünün tüketilmesi ciddi reaksiyonlara yol açabiliyor.

Mersin Çocuk Alerji ve İmmünoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ali Demirhan, besin alerjisi bulunan çocukların tatilden uzak tutulması gerekmediğini, ancak ailelerin seyahate çıkmadan önce olası bir reaksiyona karşı hazırlıklı olması gerektiğini belirtiyor. CDC de ciddi alerjisi bulunan kişilerin seyahat öncesinde güncel bir anafilaksi eylem planına sahip olmasını, reçete edilen adrenalinin kullanımını gözden geçirmesini ve ilaçların seyahat boyunca yeterli olmasını öneriyor.

Açık Büfelerde Görünmeyen Risk: Çapraz Temas

Besin alerjisi bulunan çocuklar açısından tatil dönemindeki önemli risklerden biri çapraz temas. Çocuğun alerjik olduğu besin yemeğin içinde doğrudan bulunmasa bile aynı kaşık, bıçak, tava, ızgara, kızartma yağı veya hazırlama yüzeyinin kullanılmasıyla alerjen başka bir yiyeceğe taşınabilir.

Uzm. Dr. Ali Demirhan, “Özellikle açık büfelerde yalnızca yemeğin adına bakarak karar vermek yeterli olmayabilir. Bir yiyeceğin hangi malzemelerle hazırlandığının yanı sıra hazırlanırken başka besinlerle temas edip etmediğinin de bilinmesi gerekir. Ciddi besin alerjisi bulunan çocuklarda küçük miktarlardaki istenmeyen maruziyetler bile önem taşıyabilir.” diyor.

FDA da alerjenlerin üretim ve hazırlama süreçlerinde başka gıdalara istemeden geçebilmesini “allergen cross-contact” kapsamında değerlendiriyor ve bunun kontrol altına alınmasının önemini vurguluyor.

Restoranda “İçinde Fıstık Yok” Demek Her Zaman Yeterli Değil

Restoran, kafe veya otelde yemek siparişi verilirken çocuğun hangi besine alerjisi olduğunun açık bir şekilde personele bildirilmesi gerekiyor. Özellikle soslar, tatlılar, hamur işleri, dondurmalar ve karışık yemeklerde ilk bakışta fark edilmeyen alerjenler bulunabilir.

Ailelerin emin olmadıkları bir yiyeceği çocuğa tattırmak yerine içeriğini ayrıntılı şekilde sormaları önem taşıyor. Yurt dışına çıkılacaksa çocuğun alerjilerini yerel dilde açıklayan bir kart taşımak da iletişim hatalarını azaltabilir. CDC, besin alerjisi olan yolculara alerjilerini yerel dilde belirten kartlar taşımalarını, içeriği belirtilmeyen yiyeceklerden kaçınmalarını ve restoranlarda malzemeleri sipariş öncesinde sormalarını öneriyor.

Paketli Ürünlerde Etiket Her Seferinde Yeniden Okunmalı

Çocuğun daha önce güvenle tükettiği bir ürünün içeriğinin her zaman aynı kalacağı düşünülmemeli. Tatilde farklı ülkelerde veya farklı markalarda satın alınan benzer ürünlerin içerikleri de birbirinden farklı olabilir.

Bu nedenle besin alerjisi bulunan çocuklarda paketli ürün tüketilmeden önce içerik listesinin kontrol edilmesi önemlidir. Özellikle süt, yumurta, yer fıstığı, sert kabuklu yemişler, buğday, soya, balık ve kabuklu deniz ürünleri gibi yaygın alerjenlerin farklı ürünlerde bulunabileceği unutulmamalıdır. ABD FDA düzenlemelerinde de bu besinlerin yanı sıra susam başlıca gıda alerjenleri arasında tanımlanıyor.

Uzm. Dr. Ali Demirhan, “Ailelerin en sık düştüğü hatalardan biri ‘Bu ürünü daha önce yedi, bir şey olmadı’ düşüncesidir. Marka, üretim yeri veya ürün formülü değişebilir. Bu nedenle besin alerjisi olan çocuklarda etiket okuma alışkanlığının tatilde de devam etmesi gerekir.” ifadelerini kullanıyor.

Adrenalin Oto-Enjektörü Bavulun Dibinde Olmamalı

Daha önce anafilaksi riski nedeniyle hekim tarafından adrenalin oto-enjektörü reçete edilmiş bir çocukta cihazın yolculuk sırasında kolay ulaşılabilir olması büyük önem taşıyor.

Adrenalinin uçakta valizde, otobüsün bagajında veya otel odasında bırakılması, ihtiyaç anında müdahaleyi geciktirebilir. CDC, ciddi alerjisi bulunan yolcuların reçete edilen epinefrini seyahat boyunca erişilebilir şekilde yanlarında bulundurmalarını ve son kullanma tarihlerini önceden kontrol etmelerini öneriyor.

Uzm. Dr. Ali Demirhan, “Anafilaksi dakikalar içinde ilerleyebilir. Çocuğa adrenalin reçete edilmişse aile bireylerinin cihazın nerede olduğunu ve nasıl kullanılacağını bilmesi gerekir. Acil durumda çantanın veya bavulun içinde ilaç aramak zaman kaybettirebilir.” diyor.

Anafilakside Antihistaminik Beklemek Doğru Değil

Besin alerjisi sonrasında yalnızca ağız çevresinde hafif kızarıklık gibi sınırlı bir belirti ile nefes alma ve dolaşımı etkileyen anafilaksi aynı durum değildir.

Alerjen tüketiminin ardından nefes almada güçlük, hırıltı, boğazda daralma, dil veya boğazda şişme, belirgin halsizlik, bilinç değişikliği ya da bayılma gibi belirtiler ciddi reaksiyonu düşündürebilir. Anafilaksi öngörülemeyebilir ve başlangıç belirtileri hafif olsa bile ilerleyebilir.

Anafilakside adrenalin (epinefrin) birinci basamak tedavidir ve geciktirilmemelidir. Antihistaminik ilaçlar kaşıntı veya kurdeşen gibi bazı belirtilere yardımcı olabilse de anafilakside adrenalinin yerine geçmez.

Uzm. Dr. Ali Demirhan, “Çocuğun daha önce hekim tarafından hazırlanmış bir anafilaksi eylem planı varsa aile bu plana göre hareket etmelidir. Ciddi reaksiyonda yalnızca antihistaminik verip belirtilerin geçmesini beklemek zaman kaybına yol açabilir.” uyarısında bulunuyor.

Tatil Öncesinde “Alerji Çantası”

Hazırlanmalı Besin alerjisi bulunan bir çocukla seyahate çıkarken ailelerin küçük bir acil durum çantası hazırlaması faydalı olabilir. Bu çantada çocuğun hekim tarafından reçete edilen ilaçları, varsa adrenalin oto-enjektörü, anafilaksi eylem planı ve alerjilerini açıkça belirten bilgiler bulunabilir.

Uzun yolculuklarda çocuğun güvenle tüketebileceği yiyeceklerin de önceden hazırlanması önem taşıyor. CDC, besin alerjisi bulunan yolcuların uçuş ve havaalanı gibi ortamlarda tüketebilmek için güvenli atıştırmalık veya öğünleri beraberlerinde bulundurmalarını öneriyor.

Çocuğun büyükanne-büyükbaba, akraba, bakıcı veya başka bir yetişkinle zaman geçireceği durumlarda da yalnızca anne ve babanın değil, çocuktan sorumlu olacak kişilerin alerjiyi ve acil durum planını bilmesi gerekiyor.

“Bir Lokmadan Bir Şey Olmaz” Yaklaşımı Tehlikeli Olabilir

Besin alerjisinde reaksiyonun ne kadar şiddetli olacağını yalnızca önceki reaksiyonlara bakarak kesin olarak öngörmek mümkün değildir. Daha önce yalnızca cilt belirtileri yaşamış olmak, gelecekteki bütün reaksiyonların da hafif olacağı anlamına gelmez. Anafilaktik reaksiyonların şiddeti ve seyri öngörülemeyebilir.

Bu nedenle çocuğun alerjik olduğu bilinen besinin “çok az”, “sadece tadımlık” veya “bir lokma” şeklinde bilinçli olarak verilmesi uygun değildir. Besinin yeniden denenmesi gerekiyorsa bunun zamanlaması ve yöntemi çocuk alerji uzmanı tarafından belirlenmelidir.

Uzm. Dr. Ali Demirhan, “Besin alerjisi olan çocukların sosyal yaşamdan veya tatilden uzaklaştırılması gerekmiyor. Güvenli tatilin temelinde alerjeni doğru tanımak, yiyecek içeriğini sorgulamak, çapraz temasa dikkat etmek ve olası bir reaksiyon için önceden hazırlanmış bir plana sahip olmak yer alıyor.” ifadelerini kullanıyor.