Şehir hayatının temposu arttıkça, sokaklarımızda her gün yüzlerce motosikletli kuryenin zamana karşı amansız yarışına şahit oluyoruz. Özellikle okulların açılmasıyla birlikte trafiğin katlanarak arttığı bu kritik günlerde, motorize kuryelerin sebep olduğu kural ihlalleri artık basit bir ulaşım problemi olmaktan çıkıp yakıcı bir toplumsal meseleye dönüştü. Karayolları Trafik Kanunu’na göre motosikletler, diğer motorlu araçlarla tamamen aynı haklara ve kurallara uymakla yükümlüdür. Ancak sahada karşılaştığımız tablo; kırmızı ışık ihlallerinin, ters yönde seyretmenin, kaldırımları yayalardan gasp etmenin ve şerit takibini hiçe saymanın sıradanlaştığını gösteriyor. Sürekli bir hız yarışı içinde olan kuryelerin bu tutumu hem kendi can güvenliklerini ciddi şekilde tehdit ederek ölümlü kazalara davetiye çıkarıyor hem de trafikteki diğer sürücüler ve yayalar için büyük bir tedirginlik kaynağı oluşturuyor.
Bu denetimsizlik ve keşmekeş, toplumda huzursuzluğun ve sürücüler ile kuryeler arasındaki kavgaların dozunu her geçen gün artırıyor. Oysa çözüm, kuralların tavizsiz uygulanmasında ve sektörün acilen disiplin altına alınmasında yatıyor. Karayolları Trafik Kanunu’nun motosikletler için koyduğu kuralların sahada eksiksiz uygulanması için teknoloji destekli denetimlerin artırılması şarttır. Sadece polis ve zabıta denetimleri değil, MOBESE ve plaka tanıma sistemlerinin kuryelerin sıkça ihlal yaptığı yaya yollarına ve ters yönlere odaklanması gerekir. Kaldırımları araç parkına ya da geçiş yoluna çevirenlere uygulanan yaptırımlar caydırıcı seviyeye çekilmeli, tekrarlanan ihlallerde ehliyet ve plaka iptallerine kadar varan sert tedbirler hayata geçirilmelidir.
Diğer yandan meselenin özüne inip bu hız baskısını oluşturan mekanizmayı da sorgulamak zorundayız. Dijital sipariş platformlarının ve işletmelerin koyduğu "dakikalar içinde teslimat" vaatleri, kuryeleri adeta trafikte birer canlı bombaya dönüştürüyor. Yerel yönetimlerin ve ilgili bakanlıkların, teslimat sürelerine dayalı bu sistemi denetlemesi ve kuryelerin güvenliğini tehlikeye atan zaman kısıtlamalarına yasal sınırlamalar getirmesi gerekmektedir. Şirketlerin de kendi bünyelerindeki sürücülere düzenli trafik güvenliği eğitimi vermesi ve kural ihlali yapan kuryelere yönelik iç denetim mekanizmaları kurması kaçınılmaz bir sorumluluktur.
Trafik, karşılıklı saygı ve kurallara riayetle akar. Şehir içi trafiğin en yoğun dönemine girdiğimiz şu günlerde; yetkililerin denetimleri sıkılaştırması, firmaların acil teslimat baskısından vazgeçmesi ve sürücülerin sorumlulukla hareket etmesi tek çözümdür. Unutmayalım ki hiçbir sipariş, bir insanın canından veya toplumun huzurundan daha acil ve değerli değildir.