Pazar sabahı çayın ikinci bardağını koymuş, tam "Bu hafta sonu kafayı sıfırlayayım, siyasete de ekonomiye de bulaşmayayım" diye niyetlenmişken… Gözüm ekranlara, haberlere ve o meşhur fon krizine takılıyor. Bir yanda pazar kahvaltısının o dingin huzuru, diğer yanda "Benim yatırım hesabı ne oldu acaba?" diye telefonuna gizlice bakarken çayını soğutan 455 bin 758 vatandaşımızın tatlı telaşı… Pardon, açık ve net stres yönetimi sınavı.
Hani derler ya, “Milliyetçilik sınırda başlar, bayrakta dalgalanır.” Doğrudur, başımızın üstünde yeri var. Ama izninizle Pazar serbestliğiyle bir ek yapayım. Türk milletinin bin bir emekle biriktirdiği üç kuruş tasarrufunu korumak da gayet milli bir meseledir, bal gibi de milliyetçiliktir!
Sonuçta vatan toprağı kadar, o toprak üzerinde alın teri döken insanın helal kazancı da mukaddestir.
"Bunu vatandaş mı takip edecek?"
Şimdi olaya bir bakalım. 7 portföy yönetim şirketi, 131 fon ve işin içinde yüz binlerce insan. Derken bir gün duyuyoruz ki meğer sular 2025’in son çeyreğinde bulanmaya başlamış. Konu, Finansal İstikrar Komitesi’nin masasına kadar gitmiş. Yani ortada bir “Sürpriz! Biz de yeni gördük” durumu yok; devletin ilgili ve yetkili makamları olayın farkında.
Şimdi burada durup sormak lazım. Hani bizim "hızlı ve koordineli karar alan", hani o "bürokrasiyi sıfırlayan" Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemimiz vardı ya… Risk aylar öncesinden tespit edildiyse, o hızlı karar mekanizması hangi kavşakta kırmızı ışığa takıldı?
Sayın Yetkililer, insaf! Düşük dolaşımlı hisselerdeki olağandışı hareketleri takip etmek, fonların likidite dengesini gözetmek, kim kimi fonlamış diye dedektifçilik yapmak pazar pazar gariban vatandaşın işi mi? Vatandaşın görevi haftada beş gün çalışmak, vergisini ödemek ve akşam huzurla uyumaktır.
Eğer her yatırımcı kendi fonunun tahta hareketlerini, SPK müfettişi titizliğiyle takip edecekse; kamu otoritesine, denetim kurullarına neden ihtiyaç duyalım? O zaman hepimize birer büyüteç, birer müfettiş rozeti dağıtın, biz Pazar kahvaltısını bırakıp kapalı kapılar arkasındaki tahtaları inceleyelim!