Asırlardır barışın ve bereketin simgesi olan zeytin ağacı, bugün dünyanın ortak mirası olarak yeniden hatırlanıyor.
Köy yollarında ilerlerken, bir zeytin ağacının gölgesine sığınmanın verdiği o tarifsiz huzuru bilir misiniz? Çoğumuz için sıradan görünen bu kıvrımlı gövde, aslında Akdeniz’in yüzyıllık hikayesini fısıldar. Bugün, 26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü. Belki de durup bu kadim ağacın bize neler söylediğini yeniden duymanın tam zamanıdır.
Mersin… Torosların eteklerinden denize uzanan bereketli topraklarıyla, zeytin ağacının kendine yuva seçtiği en özel kentlerden biri. Tarsus’un ovalarında, Mut’un taşlık arazilerinde, Silifke’nin rüzgarında ve Anamur’un güneşinde her bir zeytin ağacı, hem toprağın hafızasını hem de insan emeğinin sabrını taşır.
Zeytin ağacı, Mersin’de sadece tarım ürünü değildir. Bir yaşam biçimidir. Yörede kuşaklar boyunca süren zeytincilik, her hasatta yeniden kurulan bir bağdır insanla toprak arasında. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan toplama telaşı, değirmende taşların dönerken çıkardığı o ritmik ses, köylünün yüzünde beliren yorgun ama huzurlu tebessüm… Bunların hepsi bu coğrafyanın kolektif belleğini oluşturur.
Akdeniz insanı zeytini sofrada görmekle kalmaz; onu barışın, bereketin ve direncin sembolü olarak bilir. Kuraklığa dayanır, fırtınada dimdik kalır, yangından sonra bile yeniden filiz verir. Tıpkı bu bölgenin insanı gibi… Belki de bu yüzden Mersinli için zeytin ağacı, sadece bir bitki değil; bir karakterdir, bir duruştur.
Bugün iklim krizi kapımızı çalarken, zeytin ağacının bu direnci bize önemli bir ders de verir: Doğaya uyum katlanarak kıymetleniyor. Mersin’de artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimleri, kıyılardaki yapılaşma baskısı… Tüm bunlar, zeytinin sessizce kurduğu ekosistemi tehdit ediyor. Oysa zeytin, doğru korunduğunda hem toprağı tutan hem yaşamı sürdüren bir sigorta gibidir.
Keşke herkes bir gününü ayırıp Mut’taki o bin yıllık zeytin ağacının gövdesine dokunabilse. O çatlakların içine sıkışmış binlerce hikayeyi duyabilse… Çünkü zeytin bizi kendimize, köklerimize, bu toprakların geçmişine yeniden bağlar.
26 Kasım Dünya Zeytin Ağacı Günü, sadece bir kutlama değil; aynı zamanda bir hatırlatma olsun. Zeytin ağacını korudukça aslında kendimizi, kültürümüzü ve geleceğimizi koruduğumuzu unutmayalım.
Akdeniz’in rüzgarı bugün biraz daha serin esse, belki bize şunu söyler: “Köküne sahip çıkanın dalları hep yeşerir.”