Bir kentin kimliği sadece binalarıyla, yollarıyla ya da meydanlarıyla şekillenmez. Asıl kimlik, o kenti paylaşma biçimimizde gizlidir. Bu paylaşımın en sade ama en kritik alanlarından biri ise kaldırımlardır. Çünkü kaldırımlar; yaşlıların, çocukların, engellilerin, kısacası herkesin ortak yaşam hakkının en somut ifadesidir.
Son günlerde Mersin’in Akdeniz ilçesinde yaşanan bir değişim, bu anlamda dikkat çekici ve umut verici bir tablo ortaya koyuyor. Yıllardır alışkanlık haline gelmiş kaldırım işgallerine karşı gösterilen kararlı duruş, artık hissedilir bir fark yaratmış durumda. Eskiden yürümekte zorlandığımız, kimi zaman yola inmek zorunda kaldığımız o kaldırımlar, bugün gerçek sahiplerine geri veriliyor.
Bu yalnızca fiziksel bir düzenleme değil; aynı zamanda bir zihniyet dönüşümünün işaretidir. Çünkü kaldırımı işgal etmek, sadece bir alanı kaplamak değil; başkasının hakkını görmezden gelmektir. Tam tersine, kaldırımı boş bırakmak ise birlikte yaşama kültürüne duyulan saygının bir göstergesidir.
Bu noktada emeği geçen yerel yöneticilerin ve sahada görev yapan ekiplerin hakkını teslim etmek gerekir. Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürü Ufuk Sivaslıoğlu öncülüğünde yürütülen çalışmalar, kamu düzeninin sahadaki güçlü temsilcisi olan zabıta teşkilatının ne denli önemli bir görev üstlendiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Şehrimizin huzuru ve hizmet kalitesinin artırılması adına daha düzenli, daha güçlü bir Akdeniz için kararlılıkla çalışmaya devam eden ekipler, bu değişimin en somut aktörleri arasında yer alıyor.
Ancak burada önemli bir gerçek. Bu düzenin kalıcı olması yalnızca denetimle mümkün değildir. Esnafından yayasına, sürücüsünden yöneticisine kadar herkesin bu bilinçle hareket etmesi gerekir.
kaldırımlar sadece beton değildir bir kentin vicdanıdır. O vicdan ne kadar açık ve erişilebilir olursa, o kentte yaşam da o kadar insani olur.
Bugün Akdeniz ilçesinde atılan bu adım, belki küçük gibi görünen ama etkisi büyük bir değişimin başlangıcıdır. Dileğimiz, bu anlayışın sadece bir ilçeyle sınırlı kalmaması tüm Mersin’e ve hatta ülke genelinde diğer şehirlere örnek olmasıdır.
Çünkü bazen bir şehri değiştirmek için büyük projelere değil, küçük ama kararlı adımlara ihtiyaç vardır. Ve o adımlar, çoğu zaman bir kaldırımda başlar.