Almanya oturmuş, 2027 yılından itibaren raflardaki her türlü şekerli ürüne ek vergi getirmenin ince hesabını yapıyor. Formül net; İçtiğin içecekteki şeker oranı arttıkça ödeyeceğin vergi de artacak. Adamlar bu hamleyle sadece halk sağlığını korumakla kalmıyor, toplanan o milyonlarca Euro'yu doğrudan sağlık sigorta sistemini güçlendirmek için kasaya koyuyor. Yani hem vatandaşına "sağlığına dikkat et" diyor hem de sistemini sağlama alıyor.
Biz ise bu tarafta, dünyanın en şanslı coğrafyalarından birinin üzerinde oturmuş, dört mevsimi aynı anda yaşayan o canım memleketimizde hala mutfaktaki domatesin ilacını nasıl arındıracağımızı, süte ete karışan hileleri nasıl ayıklayacağımızı düşünüyoruz. Tarımda, hayvancılıkta, turizmde dünya markası olmak için her türlü doğal avantaja sahipken, elin oğlu rafa koyacağı ufacık gıdanın bile milimetrik hesabını yapıp geleceğini garanti altına alıyor.
Bizim artık kendimize gelme, bu gidişata köklü bir çekidüzen verme zamanımız geldi de geçiyor. Mademki işi sadece insanların vicdanına, esnafın ahlakına bıraktığımızda tarladan sofraya kadar her adımda bir hileyle, bir uyanıklıkla karşılaşıyoruz; o zaman tek bir çare kalıyor: Kamu gücüyle çok sıkı, tavizsiz ve sürekli bir denetim mekanizması kurmak.
Eğer üretici "nasıl olsa denetlenmiyorum" ya da "kesilen ceza kazandığım haksız kazancın yanında devede kulak kalır" rahatlığıyla hareket ederse, bu kısır döngüden asla çıkamayız. Denetim dediğin kapıdan girip usulen evrak bakmak olmamalı; tarladan kamyona, imalathaneden market rafına kadar göz açtırmayan bir kalkan olmalı. Kötü niyetliye, halkın sağlığıyla oynayana hiçbir şekilde geçit verilmemeli.
Dünya harikası bir ülkede yaşamanın tadını, yediğimizden içtiğimizden şüphe duymadan çıkarmak en doğal hakkımız. Elin Alman'ı şekerin gramını sayıp sistem kurarken, biz de kendi zenginliğimizi ve halkımızın sağlığını korumak için o demir yumruğu tezgaha vurmalı, denetimi bir yaşam biçimi haline getirmeliyiz. Güvenle yiyip içebileceğimiz, geleceğe sağlıkla bakacağımız o disiplinli günlerin bir an önce gelmesi dileğiyle.