“Alışverişini yerel esnaftan yap” sloganı yıllardır dillere pelesenk olmuş bir çağrı. Peki bu çağrı, günümüz gerçekleriyle ne kadar örtüşüyor?

Duygusal reflekslerle yapılan çağrıların ötesine geçip biraz da aynaya bakmak gerekmiyor mu? Yerel esnaf, global dünyaya karşı kendini ne kadar güncelleyebiliyor? Hijyen standartlarını düzenli olarak denetliyor mu? Soğuk zincir uygulamalarını eksiksiz sürdürüyor mu? Müşteri memnuniyetini gerçekten öncelik haline getiriyor mu?

Hala 50 yıl öncesinin “veresiye defteri” anlayışıyla yürüyen bir sistemin bugünün rekabet koşullarında ayakta kalması mümkün mü?

Dostlar alışverişte görsün söylemleri artık toplumda eskisi kadar karşılık bulmuyor. Çünkü vatandaş değişti. Beklentiler değişti. Dünya değişti. Dijital çağ; hız, şeffaflık, kalite ve denetim istiyor.

Yerel esnafın kalkınması; sağlıksız koşullarda, menşei belli olmayan ürünlerin pazarlarda döke saça satışa sunulmasıyla olmaz. Bu tablo ne ekonomiye katkıdır ne de esnafı güçlendirir. Aksine güven kaybettirir.

Evet, zincir marketler de eleştiriliyor. Esnaf odalarının diline pelesenk olmuş durumda. Ancak bir tarafı överken diğer tarafı toptan kötülemek çözüm değildir. Gerçek olan şu ki; vatandaş talebine karşılık veren, ekonomik rekabeti sağlayan, istihdama açık, soğuk zincirini koruyan ve denetime açık işletmeleri tercih ediyor.

Halk sağlığını önceleyen, kontrol mekanizması güçlü işletmeler doğal olarak karşılık buluyor. Çünkü güven, sadakati getirir.

Esnaf odalarına da burada önemli bir sorumluluk düşüyor. Eğer gerçekten esnafına sahip çıkmak istiyorlarsa, bunu yalnızca seçim dönemlerinde değil, her zaman yapmalılar. Oy kaygısıyla değil, vizyonla hareket etmeliler.

Meslek kuruluşları, üyelerine sadece temsiliyet sunmakla kalmamalı; dijital dönüşüm, hijyen standartları, müşteri ilişkileri, e-ticaret, stok yönetimi gibi konularda düzenli bilgilendirme toplantıları yapmalı. Eğitim vermeli. Yol göstermeli. Rehberlik etmeli.

Vatandaşın da sorumluluğu var elbette. Ancak denetim ve standart takibi konusunda yetki verilen kurumların, bu görevi hakkıyla yerine getirmesi gerekir. Yerel esnafı yaşatmak nostaljiyle değil, dönüşümle mümkündür.

Bugünün dünyasında ayakta kalmak isteyen her işletme, dijital çağa uyum sağlamak zorundadır. Güven veren, denetime açık, kaliteyi standart haline getirmiş bir yerel esnaf modeli, hem ekonomiye hem topluma kazandırır.