Takvimde küçücük duran ama her yıl etrafında büyük bir hareket yaratan 14 Şubat… Kimi için heyecan, kimi için biraz mesafe, kimi içinse sadece bugün de geçsin hissi.
Peki, Sevgililer Günü olarak bildiğimiz bu tarihin ardındaki yolculuğu ne kadar tanıyoruz?
İzler bizi Antik Roma’ya götürüyor. MÖ 5. yüzyıldan itibaren şubat ortasında kutlandığı bilinen Lupercalia, mevsim döngülerini, bereketi ve arınmayı merkeze alan bir ritüeldi. Aşk, bugünkü anlamıyla bu anlatının merkezinde değildi. Daha çok hayatın devamı, bedenin ve toplumun yenilenmesiyle ilgiliydi. Bu yüzden benzerlikler olsa da modern romantik anlatılarla doğrudan bir bağ kurmak zor.
Yüzyıllar ilerledikçe Hristiyan takvimi şekillendi ve 14 Şubat, Roma geleneğinde Aziz Valentine adıyla anılan bir güne karşılık gelmeye başladı. Ancak burada tarih sessizleşir. Kaynaklar, Valentine adını taşıyan birden fazla figürden söz eder ve bu kişilere dair bilgiler sınırlıdır. Onların romantik aşkla doğrudan ilişkilendirildiğini gösteren çağdaş ve güçlü kanıtlar yoktur.
Buna rağmen yüzyıllar içinde Valentine hakkında çeşitli söylentiler dolaşıma girer. En çok bilinen anlatılardan biri, Roma İmparatoru’nun evliliği yasakladığı, Valentine’in ise sevgiye ve evliliğe olan inancı nedeniyle gizlice nikâh kıydığı yönündedir. Bu hikâye kulağa güçlü ve etkileyici gelse de tarihsel belgelerle doğrulanmış değildir. Araştırmacılar bu anlatının, aziz hikâyelerinde ortaya çıktığını ve Valentine’i romantik bir figür hâline getirme çabasının ürünü olduğunu belirtir.
14 Şubat’ın aşkla daha belirgin biçimde yan yana gelmesi ise Orta Çağ Avrupa’sında edebi metinlerde görülür. Şairler ve anlatıcılar bu tarihi, kuşların eş seçtiği bir zaman olarak betimler. Böylece 14 Şubat, takvimden çıkıp duyguların alanına girer. Bu noktada tarih, belgelerden çok edebi hayal gücüyle ilerler.
19. yüzyıla gelindiğinde kartpostallar, mektuplar ve küçük jestler günü daha görünür kılar. Sevgililer Günü, modern dünyada ortak bir dil kazanır; farklı kültürlerde farklı biçimlerde yaşanır. Bir çiçekle, bir notla, bazen sadece hatırlamakla…
Bugün Sevgililer Günü, tek bir kökene indirgenemeyecek kadar katmanlıdır. Antik ritüellerden Hristiyan takvimine, Orta Çağ şiirlerinden modern jestlere uzanan bir zaman çizgisi taşır. Belki de bu yüzden herkese aynı şeyi söylemez. Kimi için bir kutlama, kimi için sessiz bir hatırlatma, kimi için ise sıradan bir gün.