Bir kentin ruhunu en iyi o kentin sokakları anlatır. Yıllardır iç içe yaşadığımız, bazen dükkan tabelalarında, bazen okul sıralarında, bazen de pazar tezgahlarında rastladığımız o yoğun mülteci hareketliliği, şimdilerde yerini belirgin bir sessizliğe ve değişime bırakıyor. Sınır komşumuz Suriye’de patlak veren olayların ardından başlayan o büyük göç dalgası, artık yönünü tersine, yani "evine" çevirmiş durumda.

Kendi şehrimizde de bu durumu çıplak gözle izlemek mümkün. Bir dönem adım başı rastladığımız Suriyeli vatandaşlara ait işletmelerin kepenklerinin birer birer inmesi, mahallelerdeki o tanıdık kalabalığın seyrelmesi sadece bir tesadüf değil; büyük bir geri dönüş hikayesinin yansımasıdır.

Verilerin İşaret Ettiği Gerçek

İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi tarafından paylaşılan veriler, bu değişimin aslında ne kadar sistematik ve büyük çaplı olduğunu ortaya koyuyor. 2016 yılından bugüne kadar ülkemizden; gönüllü, güvenli onurlu ve düzenli şekilde ayrılan Suriyeli sayısı tam 1.407.568’e ulaşmış durumda. Bu rakam, sadece bir istatistik değil; bir buçuk milyona yakın insanın kendi topraklarında yeni bir gelecek kurma iradesidir.

8 Aralık Dönüm Noktası

Özellikle Suriye içindeki dengelerin istikrara kavuşma eğilimi, geri dönüş iştahını kabartmış görünüyor. Göç İdaresi Başkanlığı'nın güncel verilerine baktığımızda, ülkemizdeki geçici koruma statüsündeki Suriyeli sayısının 2.280.542’ye gerilediğini görüyoruz.
Burada en çarpıcı nokta ise yakın tarihli verilerde gizli. Sadece 8 Aralık 2024 sonrasındaki kısa sürede dahi 667.565 kişinin gönüllü geri dönüş yapması, sürecin ne kadar hızlandığının en somut kanıtı.

Neden Dönüyorlar?

Bu dönüşün temelinde kuşkusuz Suriye Hükümeti'nin daha istikrarlı bir varlık göstermeye başlaması ve "vatan" özlemi yatıyor. İnsanlar, her ne kadar misafir edildikleri yerlerde bir düzen kursalar da, kendi köklerinin olduğu topraklarda var olma isteği her zaman ağır basıyor. Şehrimizde kapanan dükkanlar, boşalan evler aslında bu büyük "eve dönüş" yolculuğunun duraklarıdır.
Türkiye, insani görevini en zor şartlarda yerine getirmiş bir ülke olarak, şimdi bu sürecin "onurlu bir finaline" tanıklık ediyor. Sokaklarımızdaki yoğunluğun azalması, toplumsal uyum sürecinde yeni bir evreye geçtiğimizi ve bölgedeki normalleşmenin meyvelerini vermeye başladığını gösteriyor. Rakamlar azalırken, bölgedeki huzur umudunun artması en büyük temennimizdir.