Siyaset tarihimiz, parçalanmış hikayeler, klik çatışmaları ve "benim olsun küçük olsun" mantığıyla eriyen yapılarla doludur. Hafızalarımız bu anlamda epey taze, yaralar henüz çok açık. İşte tam da bu yüzden, Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) atılan adımların neticelendiği ve tarihi kararların eşiğine gelindiği bugünlerde, herkesin durup derin bir nefes alması gerekiyor.
Siyaset sahnesinde isimler değişir, aktörler rollerini oynar ve günü geldiğinde sahneden çekilirler. Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendine has çizgisi, Özgür Özel’in yeni dönem siyaset tarzı ya da yarın bir başkasının getireceği yaklaşım… Bunların hepsi, asırlık bir çınarın altındaki dönemsel rüzgarlardan ibarettir. Sonuçta değişmeyen ve hepsinin üstünde yer alan tek bir ortak payda vardır. Cumhuriyet Halk Partili olabilmek.
Şahısların Ötesinde Bir Kimlik
Parti içi mücadeleler, demokrasinin doğasında var olan dinamiklerdir. Ancak bu mücadele, partinin varlık sebebini ve kurumsal kimliğini aşındırmaya başladığı an, kazananı olmayan bir savaşa dönüşür. Bugün CHP’li delegesinden genel başkanına, sade üyesinden seçmenine kadar herkesin kendine hatırlatması gereken yegane gerçek şudur: “Kişiler fani, kurumlar bakidir”
CHP, sadece bir siyasi parti değil; Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu iradesini, modernleşme vizyonunu ve sosyal demokrasinin temellerini sırtında taşıyan devasa bir yapıdır. Bu yapının altında varlık göstermek, bireysel hırsların ve klik hesaplarının çok ama çok üzerindedir.
Sağduyu ve Kontrollü Süreç
Siyasetin hararetli günlerinde öfkeyle kalkıp zararla oturmamak için sağduyunun galip gelmesi bir zorunluluktur. Bugün atılan adımların ve alınan kararların neticeleri, partiyi bir yol ayrımına getirebilir. İşte bu kritik dönemeçte, tüm tarafların kontrollü ve sağduyulu hareket etmesi gerekir.
Partiyi ayakta tutacak olan şey iç çekişmelerin ürettiği gürültü değil, ortak aklın üreteceği sessiz ama güçlü stratejidir. Ortak akıl, duygusal tepkileri bir kenara bırakıp rasyonel ve birleştirici adımlar atmayı gerektirir.
Uzun ve Meşakkatli Bir Yolculuk
Bugün neticelenen süreç, aslında yeni bir dönemin sadece ilk adımıdır. CHP’yi bugünden sonra uzun, zaman alacak ve sabır gerektiren bir yolculuk bekliyor. Bu yolculukta başarılı olmanın tek yolu, parti içi barışı kurumsallaştırmak ve enerjiyi içeriye değil, dışarıya, yani halkın sorunlarına kanalize edebilmektir.
Tarihi kararların eşiğindeki CHP, kendi içindeki bu dönüşümü sağduyuyla yönetebildiği müddetçe büyümeye ve varlığını güçlü bir şekilde sürdürmeye devam edecektir. Çünkü biliyoruz ki, ortak akıl her zaman üstün gelecek ve bu asırlık çınar, fani rüzgarlara teslim olmayacaktır.