Mersin siyaseti uzun süredir parçalı bir görünüm sergiliyor. 31 Mart 2024 yerel seçim sonuçları bu tabloyu açık biçimde ortaya koydu.
CHP 7 ilçe, MHP 3 ilçe, İYİ Parti 2 DEM 1 ilçe belediyesi kazanırken; AK Parti Mersin genelinde belediye bazında varlık gösteremedi. Ancak sandık sonuçları, siyasetin yalnızca bir yüzünü yansıtır. Asıl belirleyici olan ise örgütlenme kapasitesi, sosyolojik bağlar ve seçmenle kurulan süreklilik arz eden ilişkidir.
Bugün Mersin’de bu açıdan dikkat çeken bir tablo ortaya çıkıyor.
AK Parti Mersin teşkilatı, 209.040 üye sayısına ulaşmış durumda. Daha da çarpıcı olan ise son dönemde 21.370 yeni üyenin partiye katılması. Bu artış, Türkiye genelindeki ortalama üye artış oranlarının üzerinde seyrediyor. Siyaset bilimi literatüründe bu tür artışlar genellikle üç duruma işaret eder:
Teşkilatın sahaya inmesi
Merkez–taşra uyumunun güçlenmesi
Seçmen nezdinde yeniden güven inşası
Bu tablo, AK Parti’nin Mersin’de seçim kaybetmiş olmasına rağmen toplumsal tabanını kaybetmediğini; aksine yeniden organize ettiğini gösteriyor.
Adem Aldemir Dönemi: Teşkilatın Yeniden İnşası
İl Başkanı Adem Aldemir öncülüğünde yürütülen teşkilat yapılanması, klasik seçim dönemleriyle sınırlı bir siyaset anlayışının dışına çıkıyor. İl ve ilçe teşkilatlarında ödevlendirme sistemi, saha raporları, mahalle bazlı analizler ve üye ziyaretleri, partinin Mersin’de yeniden “dinleyen” bir yapıya evrildiğini gösteriyor.
Bu durum, siyasal iletişim açısından önemlidir. Çünkü yapılan akademik araştırmalar, seçmenin artık yalnızca vaat değil temas talep ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle büyükşehirlerde bire bir temas, sandık tercihini belirleyen en güçlü faktörlerden biri haline gelmiş durumda.
AK Parti teşkilatlarının başarısında, Genel Merkez ile kurulan güçlü koordinasyon her zaman belirleyici olmuştur. Mersin’de de bu destek açık biçimde hissediliyor. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği, teşkilatlar için hala en güçlü motivasyon unsuru olmayı sürdürüyor.
Saha araştırmaları, Erdoğan liderliğinin özellikle kararsız seçmen ve muhafazakâr tabanda yüksek oranda karşılık bulmaya devam ettiğini gösteriyor. Bu durum, yerel seçim sonuçlarıyla genel siyasi eğilimler arasındaki farkı da açıklıyor.
Sandık Kaybedilir, Teşkilat Kaybedilmezse Umut Sürer
Siyasi tarih defalarca göstermiştir ki;
Seçimler kaybedilebilir, fakat teşkilat dağılırsa siyaset biter.
Mersin örneğinde ise bunun tersi bir süreç yaşanıyor.
AK Parti, 2024 yerel seçimlerinde belediye kazanamamış olabilir. Ancak bugün ortaya çıkan üye artışı, teşkilat dinamizmi ve sahaya dayalı siyaset anlayışı; önümüzdeki süreçte Mersin’de dengelerin yeniden şekillenebileceğini gösteriyor.