Japonya’da bir hayvanat bahçesinde yaşayan bebek maymun Punch’ın, peluş bir orangutana sarıldığı görüntüler sosyal medyada milyonlara ulaştı. Küçük bir canlının oyuncağı “anne” yerine koyduğu anlar, doğal olarak birçok insanın yüreğini burktu. Ancak bu görüntülerin ardından başlayan tartışma, yalnızca bir duygusallık meselesi değil; hayvanat bahçeleri, sosyal medya ve ticari refleksler üzerine daha geniş bir muhasebeyi de beraberinde getiriyor.
Olayın geçtiği ülke olan Japonya, uzun yıllardır modern ve düzenli hayvanat bahçeleriyle biliniyor. Ancak hangi ülke olursa olsun, bir yavrunun annesinden ayrı büyümesi meselesi, insan vicdanını harekete geçiren evrensel bir durumdur. Bir hayvan hakları örgütü de görüntüleri “hayvanat bahçelerindeki acımasızlığın göstergesi” olarak yorumladı.
Peki mesele gerçekten bu kadar siyah-beyaz mı?
Duygular Hızlı, Gerçekler Daha Yavaş; Sosyal medya çağında yaşıyoruz. Birkaç saniyelik bir video, saniyeler içinde küresel bir duyarlılığa dönüşebiliyor. Punch’ın peluşa sarılışı, pek çok kişi için “terk edilmişlik” ve “yalnızlık” sembolü haline geldi. Oysa her viral görüntünün arka planı, kameraya yansıyan birkaç kareden daha karmaşıktır.
Yavru hayvanlar bazen annelerinin sağlık sorunları nedeniyle ayrılabiliyor.
Bazı durumlarda anne reddi söz konusu olabiliyor.
İnsan bakımı, hayatta kalma şansını artırmak için tercih edilebiliyor.
Bunlar, duyguyu ortadan kaldırmaz ama tabloyu tamamlar.
İşin bir de ekonomik boyutu var. Punch’ın sarıldığı peluş orangutanın üreticisi, kısa sürede artan ilgiden pay almaya başladı. Sosyal medya bir yandan empati üretirken, diğer yandan talep üretir.
Bir yavrunun yalnızlığına üzülürken, o yalnızlığın sembolü üzerinden yeni bir tüketim dalgası oluşturmak;
Duygu ile ticaret arasındaki çizgi, giderek daha da inceliyor.
Hayvanat bahçeleri konusu da başlı başına bir tartışma alanı. Elbette kötü koşullara sahip yerler eleştirilmeli, denetlenmeli ve gerekirse kapatılmalı. Ancak modern standartlara sahip, rehabilitasyon ve tür koruma çalışmaları yürüten kurumları da aynı sepete koymak ne kadar doğru?
Punch’ın peluşa sarılışı bize bir şeyi daha gösterdi: İnsan, kendi yalnızlığını başka bir canlının üzerinden okumaya meyilli. Belki de bu yüzden görüntü bu kadar etkili oldu.