Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin Ocak Ayı Olağanüstü Meclis Toplantısı, teknik bir idari konudan çok daha fazlasını tartışmaya açtı: Kırsal yaşamın geleceğini.
Gündemin merkezinde, ilçelerden gelen “kırsal mahalle” kararları vardı. AK Parti Meclis Üyesi Muhammet Emin Tunçaz’ın uyarıları ise meselenin sadece bir statü değişikliği olmadığını net biçimde ortaya koydu. Tunçaz’a göre, Bütünşehir Yasası sonrasında çıkarılan düzenlemeler, köyden mahalleye dönüşen yerleşimlerde kırsal yaşamın korunması, tarımsal üretimin desteklenmesi ve dezavantajlı kesimlerin mağdur edilmemesi amacıyla yerel yönetimlere tanınmış bir yetkiydi.
Tunçaz’ın asıl itirazı da burada düğümleniyor:
Alınacak bazı kararların, sahadaki gerçekliği değiştirmeyeceği ama köylünün yararlandığı teşvikleri ortadan kaldıracağı endişesi. Ona göre bu kararlar; emlak vergisi, harçlar, su bedelleri ve imar kaynaklı gelir beklentileriyle açıklanamaz ve kırsalda yaşayan vatandaşların aleyhine sonuçlar doğurabilir. “Gelin acele etmeyelim” çağrısı bu yüzden.
Öte yandan Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, eleştirilerin hedefini yanlış yere koyduğunu savunuyor. Seçer’e göre belediyeler mahalleleri kırsallıktan çıkarmıyor, tam tersine yasadaki boşluklar ve sürekli ertelenen düzenlemeler nedeniyle son anda vatandaş lehine adım atmak zorunda kalıyor. Olağanüstü meclis toplantısının gerekçesi de bu.
Seçer’in vurgusu net:
Eğer bu karar alınmasaydı, yüzlerce mahalle otomatik olarak “tam tarifeye” geçecek, vatandaş daha ağır mali yüklerle karşılaşacaktı. “Biz tüccar değiliz, kamu yöneticisiyiz” diyen Seçer, meselenin bir gelir arayışı değil, adalet ve vicdan meselesi olduğunu savunuyor.
Tartışmanın satır aralarında ise daha büyük bir sorun yatıyor:
Kırsal yaşamı etkileyen yüklerin tamamı belediyeler üzerinden konuşulurken; elektrik, vergi ve diğer merkezi kalemlerin hiç tartışılmaması.
Sonuç olarak Mersin Meclisi’nde yaşanan bu tartışma, bir kez daha şunu gösteriyor:
Sorun sadece yerel yönetimlerin aldığı kararlar değil; sürekli ertelenen, muğlak bırakılan ve yükü yerelde taşınmak zorunda kalan bir mevzuat düzeni.
Kırsalı gerçekten korumak istiyorsak, geçici çözümlerle değil; net, adil ve sahayı gören yasalarla yol almak zorundayız. Aksi halde her karar, yeni bir tartışmanın fitilini ateşlemeye devam edecek.