Mersin’de Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ne (ESOB) bağlı 69 odada seçim heyecanı yaşanıyor. 56 bin 516 esnaf, 64 bin 785 işyeri ve 69 oda… Rakamlar büyük, sorumluluk daha da büyük.

Demokratik koşullarda yapılan bu seçimler, kağıt üzerinde esnafın iradesinin sandığa yansıdığı önemli bir süreç. Ancak sahaya bakıldığında, her seçim döneminde karşımıza çıkan tanıdık bir söylem yine gündemde:

“Yılların deneyimi, tecrübesi, bilgi ve birikimiyle esnafa hizmet etmek…”

Peki gerçekten öyle mi?

Eğer yıllardır bu koltuklarda oturanlar esnafın sorunlarını çözebilmiş olsaydı, bugün hala aynı problemleri konuşur muyduk?

Artan maliyetler, düşen alım gücü, yüksek kiralar, prim ve vergi yükleri, finansmana erişim zorluğu…

Demek ki esnafın sorunları hâlâ yerli yerinde duruyor.

Burada esnafın kendisine de önemli bir görev düşüyor.

Seçim sandığı sadece bir formalite değil, bir hesap sorma ve yön belirleme aracıdır.

“Tecrübe” adı altında sürdürülen koltuk sevdası, hizmet üretmeyen bir alışkanlığa dönüşmüşse, bunun adı artık deneyim değil, statü bağımlılığıdır.

Elbette demokrasi bunu da mümkün kılar. Aday olunur, seçim yapılır. Buna kimsenin itirazı yok.

Ancak esnaf yöneticisini seçerken şu sorular mutlaka sorulmalıdır:

Bugüne kadar hangi somut sorun çözüldü?

Hangi proje esnafın cebine, işine, geleceğine dokundu?

Sosyal, ekonomik, sağlık ve üretim alanlarında vaat edilenlerin hangisi hayata geçti?

Sloganlara, süslü cümlelere değil; icraata, şeffaflığa ve yenilikçi bakışa bakılmalı.

Çünkü bu odalar kişisel kariyer basamakları değil, esnafın ortak aklını temsil eden kurumlardır.

Mersin esnafı bu seçimlerde sadece bir yönetici değil, kendi geleceğini seçecek.

O yüzden sandığa giderken dikkatli olmak, geçmişi sorgulamak ve geleceği cesaretle düşünmek zorundayız.