Yüreklerimiz yine aynı alevle yandı, nefesimiz yine aynı dumanla kesildi. Dün itibarıyla Antalya’dan Çanakkale’ye, Manisa’dan Bursa’ya, Muğla’dan Balıkesir’e, İzmir’den Kütahya’ya, Aydın’a ve Mersin’e kadar Akdeniz ve Ege hattı adeta tek bir yangın yerine döndü.
Yeşil Vatan dediğimiz, gölgesinde soluklandığımız, nefesimizi borçlu olduğumuz o asırlık ormanlar birer birer küle dönüştü. Coğrafya kaderi olmamalı son yıllarda neredeyse mevsimin kendi içinde yaşadığı doğal afetlerle karşı karşıya kaldık gün geçmiyor ki bir afetin acısıyla yüzleşmeyelim tabiat bize yüksek sesle seslenmeye devam ediyor.
Kurum ve kuruluşlar bu felaketlerin arkasına arda ardına, istatistikler veriliyor. Binlerce personel, onlarca uçak ve helikopter, yüzlerce kara aracı sahada. Yangın işçilerimiz, orman teşkilatımızın adsız kahramanları, TAMP çatısı altında bir araya gelen kurumlar ve geceyi gündüze katan tüm ekipler alevlerin ortasında insanüstü bir mücadele veriyor. Her birinin emeğine, gözünü budaktan sakınmayan cesaretine minnettarız.
Ancak acı bir gerçek var ki, her yıl yaşanan bunca tecrübede, sezon öncesinde yapılan süslü açıklamalarda ve "hazırız" vurgularında bir şeyler eksik kalıyor. Alevler kapımıza dayandığında, o büyük hazırlıkların sahada yetersiz kaldığını görmek, insanı çaresizliğin en koyu tonuyla yüzleştiriyor. Tecrübe dediğimiz şey, aynı yangında tekrar tekrar yanmak olmamalıydı.
Gökyüzünü kaplayan dumanlar sadece ağaçları değil; o ağaçların kovuğunda yaşayan kuşu, karıncayı, kaplumbağayı, köylünün rızkını, çocuğun yarınını ve hepimizin ortak geleceğini yutup götürüyor. Toprağın yanarken çıkardığı o sessiz çığlığı içimizde duyuyoruz.
Bugün yine yangından etkilenen, evini, bahçesini, anılarını alevlere teslim eden tüm vatandaşlarımızın acısını yürekten paylaşıyoruz. Yangın işçilerimizin, ormanın o kahraman evlatlarının ayağına taş, kanatlarına duman değmesin istiyoruz. Yangınlar söndükten sonra sadece soğutma çalışmaları yapmayalım. Zihniyetimizi, hazırlıklarımızı ve sistemimizi de soğukkanlılıkla yeniden sorgulayalım. Çünkü Yeşil Vatan, sadece yangın çıktığında hatırlanacak bir kavram değil; yanmadan önce gözümüz gibi sakınmamız gereken en büyük mirasımızdır.