Mersin’in “Kültür Yolu” Sessizliği Bozuluyor: Lobi Gücü ve Geç Gelen Hak

Yıllardır bir yanımız hep eksikti. Yanı başımızdaki şehirler dev festivallerle, uluslararası organizasyonlarla vitrine çıkarken; biz Mersinliler hep o bildik cümleyi kurduk: "Bizde neden yok?"
Mersin; binlerce yıllık tarihiyle, Yumuktepe’den Soli-Pompeiopolis’e uzanan mirasıyla, yaylasından denizine her bir köşesi ayrı bir hikaye barındıran o kadim şehir... Nihayet, Türkiye Kültür Yolu Festivali rotasına dahil edilerek hak ettiği o "görünürlük" koltuğuna oturdu.

Lobi Yapınca Neler Oluyor?
Görünen o ki; Mersin bir ve beraber hareket ettiğinde, o "kuvvetli lobi" mekanizmasını çalıştırdığında kapılar bir bir açılıyor. Bu festival sadece bir konserler dizisi değil; Mersin’in tarihi dokusunun, kültürel yapısının ve en önemlisi "biz de buradayız" haykırışının ulusal bir tescilidir.
Diğer iller bu pastadan yıllardır pay alırken, Mersin’in son dakika da olsa bu kervana katılması bir tesadüf değil, bir farkındalığın sonucudur. Ancak bu daha başlangıç.

Destinasyonlar Gün Yüzüne Çıkıyor
Festival programına baktığımızda, Mersin’in sadece bir sahil şehri olmadığını, aynı zamanda bir sanat ve kültür kenti olduğunu kanıtlama şansı yakaladığını görüyoruz. 9-17 Mayıs tarihleri arasında Mersin sokakları, tarihi mekanları ve meydanları belki de hiç olmadığı kadar "canlı" olacak.
Tarihi yapılarımız projektörlerin altında parlayacak.
Kültürel rotalarımız turistlerin ve sanatseverlerin adımlarıyla şenlenecek.
Esnafımız, otelimiz, taksicimiz bu hareketlilikten payını alacak.

Sahip Çıkma Vakti
Şimdi top bizde. Bu festivalin Mersin’de kalıcı olması, her yıl daha da büyüyerek devam etmesi için şehrin tüm bileşenlerinin bu organizasyona sahip çıkması gerekiyor. Çünkü biliyoruz ki; Mersin el ele verdiğinde, başaramayacağı hiçbir şey, aşamayacağı hiçbir engel yok.
Mersin, artık sadece bir "geçiş noktası" değil, kültürün ve sanatın ana duraklarından biri olduğunu dosta düşmana gösterecek. Bu yol, hepimizin yolu.