Mersin’de tam 397 sitenin 330’una "Jeneratörün blok ısıtıcısı sayaçtan geçmedi" gerekçesiyle kaçak veya usulsüz elektrik cezası kesildiği konuşuluyor. Şaşırdık mı? Tabii ki hayır! Hani meşhur atasözümüz der ya, “Neresi doğru ki?” diye... Bizim jeneratör meselesi de tam olarak o hesap.

Olayın aslına bakarsanız durum oldukça trajikomik. Binalarımızda elektrik kesildiğinde devreye girsin diye koca koca jeneratörler bu makinelerin büyük bir kısmı yapım tarihindeki mevzuata uygun şekilde kurulmuş durumda. Üstelik yazın özellikle uzun süreli kesintilerde vatandaş kendi imkanlarıyla, yani cebinden mazot desteği sağlayarak kendi elektriğini üretiyor.

Fakat yetkililer diyor ki, bu jeneratörlerin motoru sıcak kalsın diye çekilen ufacık bir ısıtıcı hattı sayaçtan geçmiyorsa bu iştirak kaçaktır! Yahu, millet kendi mazotuyla ürettiği elektriğin çilesini çekerken, motor ısıtıcısına "kaçak muamelesi" yapmak pire için koca mahalleyi yakmaktan farksız değil mi? Teknik bir düzeltmeyle kolayca hallolabilecek bir detayı, devasa ceza makbuzlarına dönüştürmek gerçekten büyük bir maharet ister.

Gelelim işin bir diğer boyutuna, yani acı ama bir o kadar da düşündürücü olan site yönetimleri meselesine. Biz kat malikleri ne yaparız? Yılda bir kez genel kurulda toplanırız, çayımızı içeriz, "Aman biz uğraşmayalım, komşu sen bu işlerden anlıyorsun, al şu siteyi yönet" der, yetkiyi başkana ve yönetimine devrederiz. Sonra evimizde huzurla oturduğumuzu sanırken bir gün kapıda devasa bir ceza bildirimiyle sarsılırız.

Eğer bu ısıtıcı devreleri bile isteye, gizli kapaklı bir mantıkla usulsüz yapıldıysa; orada durup şapkamızı öne koyarak düşünmek lazım. Kat malikinin ruhu bile duymazken, evinde oturup faturasını düzenli ödeyen insanlara bu faturayı ödetmek haksızlıktır. Eğer bir hile, bir ihmal veya bu duruma göz yumma durumu varsa; mazeret üretme lüksümüz yoktur. "Valla benim haberim yoktu, müteahhit öyle yapmış" savunması ne ahlaki ne de vicdani olarak kabul edilebilir. Koltuğa oturup yetkiyi alanlar, sorumluluğu da göğüslemek zorundadır. Güveni kötüye kullanmanın "teknik arıza" kılıfıyla geçiştirilecek tarafı olamaz.

Teknik olarak düzeltilebilecek iki kabloluk bir mevzu yüzünden yüzlerce siteye ceza yağdırmak ayrı bir hikaye yönetimlerin sorumluluğu üzerlerinden atıp kenara çekilmesi ayrı bir komedi! Umarız elektrik dağıtım şirketi bu teknik aksaklığı makul bir akılla çözüme kavuşturur, site yönetimlerimiz de jeneratörün motor sıcaklığından önce vicdanların ve sorumlulukların sıcaklığını hatırlar. Ne diyelim, şebekeden akan elektrik kesilse de yüzümüzdeki tebessüm ve adalet arayışımız hiç kesilmesin.