Mersin, kilometrelerce uzanan sahil şeridiyle "Akdeniz’in İncisi" unvanını her zaman gururla taşıdı.

Ancak son yıllarda özellikle Tece ve Davultepe sahil bandında karşılaştığımız manzara, bu inci kolyenin karardığını, doğanın insan eliyle zehirlendiğini açıkça yüzümüze çarpıyor. Kıyılarımıza vuran bu atıklar sadece estetik bir sorun değil; bir halk sağlığı felaketinin habercisidir.

Kaynağı Belirsiz Kirlilik: Gemiler mi, İthalat mı?

Bugün yanıtını aradığımız en kritik soru şu: Bu atıklar açık denizdeki gemilerin sintinelerinden mi bırakılıyor, yoksa Türkiye’nin yıllık yaklaşık 18 milyon ton olduğu tahmin edilen atık ithalatının kontrolsüz bir sonucu mu?

Tece ve Davultepe hattına vuran plastiklerin tam olarak ne kadar bir yüzölçümünü kapladığı ve tonajı konusunda elimizde net, bilimsel veriler bulunmuyor. Bu belirsizlik, kirliliğin kendisi kadar tehlikelidir. İthal edilen atıkların ne kadarının geri dönüştürüldüğünü, ne kadarının gömüldüğünü ya da gizlice sularımıza karıştığını bilmemek, Mersin halkının geleceğini karanlıkta bırakmaktır.

Plastik Sadece Doğayı Değil, Hücrelerimizi de Çürütüyor

Plastik atıkların doğada yüzlerce yıl yok olmadığını biliyoruz. Ancak asıl korkutucu olan, bu atıkların mikro plastiklere dönüşerek besin zinciri yoluyla sofralarımıza, kanımıza ve hücrelerimize kadar sızmasıdır. Son yıllarda bölgemizde artan kanser vakaları ile çevre kirliliği arasındaki bağ, artık görmezden gelinemeyecek bir gerçekliktir. Doğaya verdiğimiz her zarar, bir hastalık olarak kapımızı çalıyor.

Sessizlik Değil, Bilimsel Seferberlik Zamanı

Mersin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü başta olmak üzere tüm yetkili kurumlara açık çağrımızdır:

Resmi Veriler Paylaşılmalı: Sahillerdeki atıkların miktarı ve içeriği hakkında acilen şeffaf bir rapor sunulmalıdır. Ortak akıl devreye girmeli. Mersin Büyükşehir Belediyesi, üniversiteler, araştırma enstitüleri ve Kent Konseyleri bu konuda bir "Acil Eylem Planı" oluşturmalıdır. Gerek denizden gelen gerekse kara yoluyla bırakılan atıklar için denetim mekanizmaları en üst seviyeye çıkarılmalıdır.

Mersin halkı olarak bizler, kıyılarımızda plastik yığınları değil, Akdeniz’in berrak sularını görmek istiyoruz. Unutmayalım ki; doğa kendisine yapılanı asla unutmaz ve geri verir. Bugün temizlemediğimiz her karış sahil, yarın çocuklarımızın kaybedilmiş sağlığı olacaktır.

Kamuoyu adına soruyoruz: İncimizi ne zaman geri alacağız?

Yazıda da belirttiğiniz gibi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bilgi edinme hakkı kapsamında dilekçe vererek şu soruların yanıtını resmen talep edebilirsiniz:

1. Tece-Davultepe hattındaki kirliliğin kaynağına dair yapılan bir inceleme var mıdır?

2. Bölgeden son bir yıl içinde toplanan atık miktarı ne kadardır?

3. Deniz kirliliği ölçümleri rutin olarak yapılmakta mıdır ve sonuçlar halka açık mıdır?