TRA LAY LAY LOM!

Oturuyorum bilgisayar başına gazete yazımı yazmak için, hafakanlar basıyor. Pandemi nedeniyle askıya alınan, yapılamayan kültür ve sanat etkinliklerinin sanatçıları ne denli sıkıntıya soktuğunun bilinciyle köşemde bu konuda bir şeyler yazmaya elim varmıyor.

Ufak ufak tüm uyarıların göz ardı edilerek başlatılan bazı açık hava etkinliklerine de yaşım nedeniyle risk grubunda olduğum için katılmıyorum.

Hani derler ya "yaşlılar anılarıyla yaşar" diye. Öyle oluyor. Deneyimle sabittir.

Yaşanmayan bugüne, bilinmeyen gelecek eklenince anılar giriveriyor devreye.

EDREMİT PARKINDA ROMANS

Lisedeydik; aklımız bir karış havada / Aşık olurduk kolayca /Pencere kanadının arkasındaki bir kızın gölgesine.

Hele bir de, Edremit parkında annesiyle görürsek kızı / Bir sinema filmi öncesinde / Demeyin keyfimize.

Yaz günleri dolup taşardı yazlık Lale Sineması / 32 Bölüm Tekmili Birden - İki Film Bir Arada / Kaçırılmazdı bu seyir fırtınası.

Gece sinemaya gitmek için izin alabilmek kolay değildi öyle / Büyüdüğümüzün ispatıydı çevremize, kendimize / Bunun bile yeterdi fiyakası.

Arka cepte taşınırdı bir tarak ve ayna / Metaldi aynanın arkası/ Üstünde bir şahmeran boyaması.

Filim arasında tuvalete gidilir, ıslatılır, taranırdı saçlar / Gözlerde bir "Klark" parlamasıyla salonda / Aranırdı filim öncesinde Ördekli Park'ta kesiştiğimiz kız ve anası.

Takip edilirdi kız film sonrası / Geriye dönüp bakarsa, arada bir duyulursa kıkırdaması / Çekiştirirdi kolundan kızı anası.

Varınca evlerine kız /Bir öpücük gönderirse kapıdan çaktırmadan/ Parıldardı karanlıkta gözler, şimşekler çıkardı kafadan.

O gece bir şölendi bizler için / Belleklere kazınan, unutulamayan / Sonraki haftalarda sıkça düşlerde yer alan.

Bizim flörtümüz böyleydi işte / Romansı bol bir filmde / Bu yüzden kıskançlıkla karışık istemle / Özdeşirdik baş aktörle.

Nerde o günler nerde!...

Hayat "romansı" da aldı artık bizden / Romantizm prim yapmıyor günümüzde / "Gerçekçi" olacaksın bu hayatta / Başarılı olmak istersen!

Yani yaşam için savaşırken / Her türlü düzenbazlık, rantçılık, çıkarcılık mübah / Her kutsal değeri çarpıtarak kullanmak hak.

Uluslararası ilişkilerde de sığ politikacılar / "İş adamı" olalım derken / kazanımları da çıkardılar elden / Tüy diktiler"ürettiklerinin" üzerine, heyhat!

Hoppalaa... Yine daldık siyasete / Ey sanatın yüce gücü / Kurtar bizi yalancı, çıkarcı, talancı politikacıların elinden / İş millete düşüyor yine / Bir nebzecik şansımız daha varken.

Yar bana bir eğlence medet! Tra lay lay lom...