FİKR-İ SABİT
İçinde bulunduğumuz pandemi döneminde insanların hayatı büyük tehdit altında. Yaygın, önlenemeyen ölümleri yanında sosyal yaşam kısıtlamaları toplumsal bir soruna dönüşmüş durumda. İnsanları bir arada tutan sosyal etkinlikler, birliktelikler, seminerler, konserler, sergiler, tiyatrolar, geziler... ortadan kalkıncainsanlar içe dönük yaşamaya mahkum oldu. Bu psikolojik sorunların da ortaya çıkmasına neden oluyor. Yaşam bilgisayar, cep telefonu tuşlarına hapsoldu kaldı. Ama internet yazışmalarında kullanılan emojiler ve yalnız atılan kahkahalar el sıkışmanın, sarılmanın, öpüşmenin yerini tutmuyor.
Dünya da her şey bir önceki günü, haftayı, ayı, yılı, yılları aratacak denli hızla baş aşağı gidiyor. "Ego" pik yapmış durumda. "Empati" yerlerde sürünüyor. İşsizlik, üretim kayıpları,ekonomik sıkıntılar insanları, aileleri, kentleri, ülkeleri sarsıyor. Bu durumdan kendilerine rant-pay çıkartmak isteyen güç odaklı yöneticiler (aralarında devlet başkanları da var) dünyayı daha da fazla kaosa sürükleyecek karar ve uygulamalarla sistemin altına dinamit döşüyorlar.
Asıl pandemi Covid-19 değil!
Esas Pandemi çıkar peşinde dünyayı tepetaklak eden, insanların ölümlerine, yerlerinden yurtlarından göç etmelerine neden olan, hırslı ve gözü doymaz politikacılar, dünya kaynaklarını sömürmek için her türlü yola başvuran azgın, arsız çok uluslu şirketler. Sayıları gittikçe artıyor ve tüm dünyaya yayılıyor...
Dünya vakanüvistleri bu dönemi "Ortaçağa Dönüş" dönemi olarak yazacaktır.
Deneyimledik ve öğrendik: Global ölçekte ölümcül, bilinmeyen yeni bir virüs ortaya çıktığında, tıp tedavisinde, teknolojik sağlık donanımları, bazı ilaçlar ve üzerinde çalışılan aşılar vd. ne kadar önemliyse, pandemi sürecinde ve sonrasında kaçınılmaz olarak oluşacak psikolojik sorunların en etkili sağaltım yöntemlerinden biri de sanattır.
Daha önceki bazı yazılarımda da değişik vesilelerle dile getirdiğim bu saptamam tecrübeyle sabit, bir fikri sabittir (!) Bu sağaltım yönteminin etkinlikle kullanılması için tüm imkanların kullanılması ve tüm kanalların açık olması gerekir.
Tüm imkanların kullanılması gerekir derken, dünya kaynaklarına göz dikmiş çok uluslu şirketlerin zaman zaman göz boyamak için sanatın ve sanatçının yanında oldukları intibaı veren "o.uruktan tayyare" sponsorluk vd. katkılarına da aldanmamak gerekir.
Sanatla kalın!