Hayatlarımızda yeterince korku yaratan, üreten, paylaşan ve maalesef korkuyu anlamsızca büyüten insanlara, inat ben yine "hayat her şeye rağmen güzel ve heyecan verici" diyenlerden biriyim... Tepki toplamak çokta ilgilendiğim bir konu değil açıkçası. Çünkü gerçek her zaman kendine yer bulur. Ve insanı özgür kılar. Dünya okulunda ve bu zamanda yaşamanın cesaret gerektirdiğinin farkındayım ve bütün bunların üstesinden gelebilecek güçte olduğumuza ve daha güzel bir dünya kuracağımıza inandım hep ve inanmaya devam ediyorum... Dünya, çok daha güzelini hak ediyor... Bunun içinde korkulara rağmen, sağlam durmalıyız ve çözüme odaklanmalıyız.

İnsanoğlu çok güçlü ve özel bir varlık, bütün bunların üstesinden gelebilir, farkında olup gerçeği görebilir, hızlıca uyanıp yaratılmaya çalışan komplo teorilerine karşı sağlam durabilir. Şunu tekrar hatırlatmakta yarar var. "Her zaman görünenin arkasında görünmeyen gerçekler var.Gerçekler soyut olduğundan fark edilip algılanabilir. Ancak biraz düşünen, sorgulayan ve olayları analiz edebilen her insan bu gerçeği apaçık görebilir. Gördüğünde hafif bir şok yaşanabilir çünkü gösterilenle arkadaki plan bambaşka senaryolardır. Kafamız karışır ama analiz edildikçe gerçekler berraklaşmaya, zihniniz aydınlanmaya başlar. Sevgiyle dolu bilgiler, korkuları aşmaktan ve korkulardan kurtulduğumuzda özgürleşmekten bahseder.

Bunu yapabilmek tabi ki kolay bir şey değil... Bazen seneler, bazen asırlar da sürebilir ama özgürleşmek her ruhun nihai noktası olduğundan önünde sonunda herkes korkularından arınıp özgürleşecektir. Durum böyleyse bu süreci uzatmanın bir faydası yok. Bir an önce bunu aşıp bir sonraki basamağa çıkabilmeliyiz. Mesela "ölüm korkusunu nasıl aşabiliriz?" Ben şöyle düşünüyorum. Bir yaşam çizelgem ve belli bir zamanım var. Bunun ne zaman olacağını bilememek ise aslında bir lütuf. Eğer biliyor olsak yaşama adapte olamazdık. Bu zaman yarın da olabilir O zaman korkuyla yaşamak hiç mantıklı değil, bu yaşamı, beni ve çevremdeki herkesi depresyona iter.

Kişi bir hiçken kendini bir şey sanıyorsa, kendini aldatmış olur. Herkes kendi yaptıklarını denetlesin. O zaman başkasının yaptıklarıyla değil, yalnız kendi yaptıklarıyla övünebilir. Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar