Bilinçsiz toplum sayesinde vaka sayısı gün geçtikçe artıyor.

Bile bile sağlıkçıların sağlığı ile oynuyorlar. Örnek vermek gerekirsek damadın korona virüs testi pozitif çıkmış. Tedavi sürecinde olmasına rağmen düğün yapmış. Ve ailesine bulaştırmış. İnsanlar neden bu kadar bencil olmuş. Neden sevdiklerinin, yakınlarının sağlıklarını hiçe sayarak düğün yaparsın. Ve düğün sonrasında birinci dereceden yakınlarına virüs bulaşmış.

İl dışından düğünden gelen karı- koca, koronavirüs testi pozitif çıkıyor. Hastanede tedavi oluyor. Bir daha il dışına çıkararak oğlunun nikahına katılıyorlar. Tedavi süresince insanların neler yaşadığını canlı canlı görüyorsun. Sonra hiçbir şey yokmuş gibi aynı hataları yap...

Bir anne testi pozitif çıkmasına rağmen maske takmayarak çocuğunu sokakta gezdiriyor. Kendi sağlığından vazgeçmiş olabilirsin ya çocuğunun sağlığı....

70 yaşlarında teyze, test sonucu pozitif çıkmış. Eşiyle birlikte çok rahat davranıyorlar. Teyze maskesini çıkarmış hem öksürüyor. Hem hapşırıyor. Aman.... Ben yaşadığımı yaşadım. Ölürsem bir şey olmaz...

Halkımızın bilinçsizliği yüzünden vaka sayısı gün geçtikçe artıyor.

Sağlık çalışanlarımızın zor koşullarda çalışıyor. Sıcak hava koşullarında tulumun içerisinde canla başla çalışıyor. Bizlerin sağlığına kavuşması için her türlü fedakarlık gösteren sağlık emekçilere karşı bizler ne yapıyoruz? Vakaların artmasını sağlamak için elimizden geldiğinde bilinçsiz, bencil bir şekilde davranıyoruz. Sağlıkçılar bu yüzden ölüyor.

Sağlıkçılar bizlere hakkını helal edecek mi? Sağlıkçılara alkış çaldığımız ellimizle onlara şiddet uyguluyoruz. Tehdit ediyoruz. Psikolojik şiddet uyguluyoruz. Bir bakıyorsunuz sembolik cezalarla serbest kalıyorlar. Oysa şiddet uygulayanlar hastanede 30 gün boyunca çalışsa, belki sağlık çalışanını anlar. Sağlık çalışanların üstün emeği karşısında aldığı zamlar vergi dilimine giriyor. Zam alamıyor. Bu zor günde yanımızda olan sağlık emekçilerin gerçekten yanında olmalıyız.