Ortak açıklamada, Avrupa ülkeleri başta olmak üzere farklı ülkelerden Türkiye’ye getirilen plastik atıkların önemli bir bölümünün geri dönüşüm adı altında ülkeye sokulduğu belirtilerek, atıkların ayrıştırılması, depolanması ve işlenmesi sırasında çevreye yayılan plastikler ile geri dönüştürülemeyen atıkların ciddi bir kirlilik oluşturduğu ifade edildi. Örgütler, söz konusu süreçlerin toprak, su, denizler ve insan sağlığı açısından tehdit oluşturduğunu belirterek, “Plastik atık yalnızca bir atık sorunu değildir” ifadelerini kullandı.
Plastiklerin parçalanmasıyla ortaya çıkan mikroplastik ve nanoplastiklerin toprağa, yeraltı ve yüzey sularına, deniz ekosistemlerine ve canlılara ulaştığını belirten çevre örgütleri, bunun kalıcı bir kirlilik yarattığını kaydetti.
“Yeni bir plastik atık yükü kabul edilemez”
Doğu Akdeniz’in yoğun sanayi, liman, petrokimya, tarım ve kentleşme baskısı altında olduğuna dikkat çeken örgütler, bölgenin yeni bir plastik atık yükü taşımasının kabul edilemeyeceğini belirtti. Açıklamada, “Mersin, Adana ve Hatay kıyıları başta olmak üzere Doğu Akdeniz’in denizi, kıyıları, tarım alanları ve yaşam alanları plastik atıkların ithalatına ve yarattığı kirliliğe kurban edilemez” ifadelerine yer verildi.
Sorunun yalnızca denetimlerin artırılmasıyla çözülemeyeceğini savunan örgütler, “Artık denetimlerin artırılmasını değil, sorunun kaynağını ortadan kaldıracak plastik atık ithalatının yasaklanmasını talep ediyoruz” dedi.

Kamu kurumlarına çağrı
Başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve yetkili mercilere çağrıda bulunan örgütler, plastik atık ithalatının yasaklanmasını istedi. Örgütler, plastik atıkların ülkeye girişine son verilmesi gerektiğini belirterek, “Çevre ve insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturan plastik atıkların ülkemize girişine son verilmelidir” ifadelerini kullandı. Mersin, Adana ve Hatay başta olmak üzere Doğu Akdeniz’de plastik atık işleme ve depolama faaliyetlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden örgütler, değerlendirmelerde bölgenin ekolojik etkisinin ve taşıma kapasitesinin dikkate alınmasını istedi.
“Kaçak ve uygunsuz faaliyetler engellenmeli”
Plastik atıkların doğaya bırakılması, açıkta depolanması ve mevzuata aykırı biçimde işlenmesine karşı etkin denetim yapılması gerektiğini belirten örgütler, kaçak ve uygunsuz plastik atık faaliyetlerinin engellenmesini talep etti. Doğu Akdeniz’de toprak, su ve denizlerde mikroplastik ve nanoplastik ölçümleri yapılması çağrısında bulunan örgütler, ölçüm sonuçlarının kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini ifade etti. Açıklamada, “Doğu Akdeniz’de düzenli olarak mikroplastik ve nanoplastik ölçümleri yapılmalı; sonuçlar kamuoyuna açık ve şeffaf biçimde paylaşılmalıdır” denildi.

Tarım alanları ve denizler için özel önlem çağrısı
Plastik atık kaynaklı kirliliğin tarım topraklarına, sulama sularına ve tarımsal ürünlere ulaşmasının önlenmesi gerektiğini belirten örgütler, bu alanlarda özel bir izleme ve denetim sistemi oluşturulmasını istedi. Deniz ve kıyı ekosistemlerinin korunması gerektiğini de vurgulayan örgütler, limanlar, sanayi tesisleri, atık tesisleri ve dere ağızlarında sürekli denetim yapılması çağrısında bulundu. Örgütler ayrıca plastik atıkların yakılması ve kontrolsüz bertaraf edilmesinin engellenmesini istedi. Açıklamada, plastiklerin yakılması sonucunda ortaya çıkabilecek hava kirleticileri ve toksik bileşiklere karşı etkin denetim yapılması gerektiği belirtildi.
“Türkiye başka ülkelerin plastik atık çöplüğü olmamalı”
Atık ithalat politikasının yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade eden çevre ve ekoloji örgütleri, Türkiye’nin başka ülkelerin plastik atıklarını kabul eden bir ülke olmaktan çıkarılması gerektiğini belirtti. Örgütler, atığın kaynağında azaltılması ve geri dönüştürülmesi ilkesinin esas alınması gerektiğini vurgulayarak, “Atığın kaynağında azaltılması ve üretimin azaltılması yerine, atıkların başka ülkelere gönderilmesi çözüm değildir” dedi. Ortak açıklamada, “Türkiye başka ülkelerin plastik atık çöplüğü olmamalıdır” ifadeleri kullanıldı.
Bağımsız izleme kurulu önerisi
Üniversiteler, meslek odaları, bilim insanları, yerel yönetimler ve çevre örgütlerinin katılımıyla Doğu Akdeniz Plastik Kirliliği İzleme Kurulu oluşturulmasını isteyen örgütler, bölgede bağımsız bilimsel izleme mekanizmasına ihtiyaç bulunduğunu belirtti. Örgütler, ithal edilen plastik atıkların miktarı ve kaynağının kamuoyuna açıklanmasını, plastik kirliliğine karşı bölgesel ve bütüncül bir eylem planı hazırlanmasını da talep etti.
Ortak çağrının sonunda yetkili kurumlara seslenen 82 kuruluş, “Artık söz değil, somut ve bağlayıcı adımlar atmaya” çağrısında bulundu. Örgütler açıklamalarını, “Doğu Akdeniz plastik atık çöplüğü değildir! Plastik atık ithalatı yasaklansın! Denizimizi, toprağımızı, suyumuzu ve geleceğimizi koruyalım!” ifadeleriyle tamamladı.
Ortak çağrıya Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE), Mersin Çevre Platformu, Mersin Çevre ve Doğa Derneği, Erzin Çevre Koruma Derneği, İskenderun Çevre Koruma Derneği, Antakya Çevre Koruma Derneği, Adana Çevre ve Tüketiciyi Koruma Derneği (ÇETKO), Mersin Tabip Odası, Türkiye Çevre Platformu, EGEÇEP, Ekoloji Birliği, İklim Adaleti Koalisyonu, Muğla Çevre Platformu (MUÇEP), İHD Mersin Şubesi, Salda Gölü Koruma Derneği ve çok sayıda çevre, ekoloji, sendika, meslek örgütü ve siyasi parti örgütü destek verdi.





