Ülke halkımız olarak, tıp bilgimiz çok ileri düzeydedir. Bir topluluğa gittiğinizde yeter ki hastayım deyin. Ortamda bulunan herkes size çözüm önerisinde bulunur. Latince bilgimiz olmadığından sadece reçete yazamıyoruz. İlaçların isimlerini tek tek ezberlemişiz. Bazı hastalar, doktora sadece sevdiği ilaçları yazmaya gidiyor. Doktor, ilaç yazmadığı zaman kötü doktor oluyor. Bazı insanlar turp gibi olmasına rağmen kendini her zaman hasta ve önemli hastalığı olduğunu düşünüyor. Bu tip insanların en büyük özeliği doktorları her yere şikayet etmek...
Bir kısım insanımızda çareyi, üfürükçü, kırıkçı arıyor. Çare yerine belasını bulup, doktorun kapısını çalıyor...
Doktorların muayene odasına giriş şeklimiz çok gariptir. Kapı vurmadan direk dalarız. Hasta varken sırası gelmeyen en az 3 hasta içeride bekliyor. Hasta derdini anlatmaya fırsat bulamıyor. Bazen toplu olarak muayene olmayı seviyoruz.
Hasta ve hasta yakınanların yalanları hiç bitmiyor. Evde çocuğum var. Ocakta yemeğim var. Ütümün fişini çekmedim. Akla gelmeyecek yalan türleri...
Sağlıkçılara yönelik şiddete mağdur olan her zaman sağlıkçılar oluyor. En hafif ceza alıyorlar. Şiddeti uygulayanlara ceza olarak hastanede çalıştırılmalıdır.
Birde doktorun dediklerini inatla yapmayan hastalar var. Onların psikolojisi çok ayrıdır. Doktoru bilgisizlikle suçlarlar.
Para hastası olan doktorlar hariç, halkın doktoru olanların Tip Bayramını kutlarım.
Mesleğini özveriyle yapan, halkı sağlığına kavuşturan görevini layığıyla yapan tüm sağlık emekçilerin Tıp Bayramı kutlarım.