Çocukluğunu acı içinde geçiren, ekonomik, psikolojik, sosyal şiddete maruz kalan bir çocuktan iyi bir insan da çıkmıyor. Bu yüzden çocuklara ciddiye alınmayacak, önemsiz varlıklar gibi bakmak yerine, en fazla ciddiye alınması gereken grup olarak bakmak nesillerin ve toplumun düzelmesini sağlayacaktır. Sırf uzun süredir yaşıyor diye yaşlılara hürmet edip çocukları yok saymak toplumu sürekli geriye götüren durağan bir bakış açısı. Bomboş hayat yaşayıp iğrenç suçlar işlemiş insanlara yaşlandı diye saygı duymak mümkün olmaz. Ama her çocuğa saygı ve sevgi duyabiliriz. İnsanlığın en saygı duyulacak döneminin çocukluk olduğunu unutmazsak en çok saygı duyulacak insanların çocuklar olduğunu da anlamış oluruz.
1989 yılında imzalanan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi ile çocukları hakları yasalar ile de güvence altına alınmaya başladı. Haklarını koruyamayan, bilmeyen, buna gücü de olmayan, ama dünyanın da en güzel varlıkları olan çocukların haklarını güvenceye almak ve çocukları korumak elbette yetişkinlerin sorumluluğunda. Özellikle toplumsal krizler ve savaşlarda en büyük yarayı alan kesim çocuklar olur. Atatürk'ün meşhur "Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir" sözü anne ve babası olmayan çocuklara Cumhuriyetin sahip çıkacağı düşüncesi ile söylenmiş bir sözdür. Yıllar içinde dünyada ve ülkemizde çocuk hakları konusunda ilerlemeler kaydedildi ve belki yasalara da girdi.
Çocukların mutlu olmak, gülmek gibi temel ihtiyaçları ve en masum haklarının güvence altında olması için bunları yasalara yazmak yeterli olamıyor. Sağlıklı bir aile yapısı ve yeterli bir ekonomik altyapı gerekiyor. Annesi babası işsiz olan, evinde ekonomik kriz olan çocukların gülmesi de pek mümkün olamıyor. Yetişecek nesillerin iyi insan olması hedeflenirken bunu sağlamak çok güç. Esas olan iyi insan olmak. Keşke insan olmak otomatik olarak iyiliği getirseydi. Sapık sözde insanlar saymakla bitmez. Böyle bir ortamda çocuklar için mutlu bir gelecek inşa etmek de pek mümkün olmuyor. Çocukların haklarını gerçek anlamda güvence altına almak onlara iyi bir gelecek bırakabilmek ile mümkün. Sevgiyle Kalın. Esenlikte Yaşayın. Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar