Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen 'Aziz İhsan Aktaş suç örgütü' davasının ilk duruşması dün Silivri'deki Marmara Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan salonda gerçekleştirildi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, ikinci gününde duruşmayı takip etmek için saat 11.30 sıralarında Marmara Ceza İnfaz Kurumu karşısında bulunan salona gelerek duruşmaya katıldı. Özgür Özel, daha sonra Aile Dayanışma Ağı ile birlikte basın mensuplarına açıklama yaptı.
"Üç ana kategoride mağdur ailelerle bugün karşınızdayız"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Nihayet bugün arkadaşlarımız hakim karşısındalar ve nihayet bugün kendilerine yöneltilen suçlamalara yanıt verme imkanı buluyorlar. Bu bundan yedi- sekiz ay önce olabilirdi, niye olmadı? Sırf karşınızda hep birlikte olduğumuz bu kıymetli aileleri, eşleri, çocukları, anneleri, babaları baskı altına almak, onların üzerinden arkadaşlarımızı yıpratmak ve savcıların teklif ettiği iftiranamelerle birbirlerini suçlamalarını ve bulamadıkları kanıtı suni olarak üretmek için bu zulmü bugüne kadar yaptılar. Buradaki savcıların, '110 kişilik dosyaya dört günde iddianame hazırladık' diye kendi rekorlarını söyledikleri var. Ama şu anda aramızda sekiz- dokuz aydır eşinin, oğlunun iddianamesini bekleyen arkadaşlarımız var. Aile Dayanışma Ağı'nın içinde çok farklı farklı mağduriyetleri olan ama ortak yanları sevdikleri bu iktidarı rahatsız etme suçunu işlemiş olan insanlarla birlikteyiz. Bugün Aziz İhsan Aktaş suç örgütünün iftiralarına muhatap olan aileler burada, İstanbul Büyükşehir Belediyesi operasyonuna muhatap olan aileler burada ve haklarında henüz iddianamesi yazılmamış belediye başkanlarımızın, belediye çalışanlarımızın aileleri burada. Üç ana kategoride mağdur ailelerle bugün karşınızdayız" dedi.

Özgür Özel, "Hangisine söylediniz de ifade vermeye gelmedi? Bir belediye başkanı ifade vermeye gitmez mi? Bugüne kadar yüzlerce, binlerce belediye başkanı çağrıldığında ifadeye gitti. İddianameler düzenlendi. Yargılandı, beraat eden etti. Suçu olan varsa cezasını çekti. Buna itirazı olan var mı? Yok. Bizim zorumuz, yapılan işin tamamen siyasi olması, algı operasyonu olması, Tayyip Erdoğan'ın iktidarını sürdürmek için yürütülen bir operasyon olmasından kaynaklanıyor. O yüzden biraz önce Dilek Hanım'ın dediği gibi bu vakitten sonra artık bu mahkeme için tutuksuz yargılama şarttır. İstanbul Büyükşehir için tutuksuz yargılama şarttır. Tüm arkadaşlarımız için iddianame yazılması ve tutuksuz yargılama şarttır. Bu insanları içeride tutmak Mussolini'nin ön infaz yöntemidir. Yargılamadan önce infaz etmektir. Buradaki arkadaşlarımızın bir gün daha tutuklu kalması Mussolini'nin yargılamadan önce verdiği infazın tatbikidir" ifadelerini kullandı.
"Bazı arkadaşlarımız, suç makinaları ile birlikte 40 kişilik koğuşlarda yatıyorlar"
Özel, "Şu an da buraya, bu salona dün pahalı makam aracından, evinden gelen suç örgütü dedikleri yapının başındaki kişi, 770 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş tutuksuz yargılanıyor. Neden? Deliller toplanmış. Kaçma şüphesi yok. Varsa işte ev hapsi vermiş kendince. O evinde oturuyor. Biraz önce konuşan Adana'dan Kadir Aydar, Zeydan Karalar, Oya Tekin; şu anda ceza alsalar yatarları kalmamış olan arkadaşlarımız tutuklular. Öyle ki Zeydan Karalar'ın şu anda hükmü kesinleşse, istediği cezayı verse eve yollayacak. Yargılama sürüyor diye tutuklu oluyor. Olacak iş değil. Bütün mesele, Zeydan gidince Adana'da hizmet edecek, CHP'yi büyütmeye devam edecek. Kadir gidince kendi ilçesinde hizmet edecek, partisini büyütmeye devam edecek Ceyhan'da. 'Oya, Seyhan'a gitmesin. Ekrem işin başına dönmesin, kreş açacak, bizi yıpratmaya devam edecek. Hizmet edecek, yıpratmaya devam edecek. Yerime geçecek.' Bu bir siyasi mücadele, hukuki mücadele değil ki. Siyasi mücadele, siyaset alanında yapılır, mahkeme salonlarında yapılmaz. Mahkeme salonunda yargılama yapılır, soru sorulur, cevap alınır, karar verilir. Bu kadar. 700 yılla yargılanan Aziz İhsan Aktaş evinde yatıyor. Ceza alsalar yatarı kalmamış arkadaşlar Silivri'de yatıyor. Böyle saçmalık olur mu? Bazı arkadaşlarımız, hiçbir suçluyu kötülemek istemem ama suç makinaları ile birlikte 40 kişilik koğuşlarda yatıyorlar. Psikolojisi bozuk, her an her şeyi yapabilecek bazı kişilerle aynı koğuşu paylaşmak zorunda kalıyorlar. Aziz İhsan Aktaş denen suç makinasını devletin verdiği 10 tane koruma koruyor. Olmaz. Bunun katlanılır bir tarafı kalmamıştır. Ayıptır" diye konuştu. Canlı yayın talepleriyle ilgili konuşan Özgür Özel, "Eğer veremeyeceğimiz cevaplar olsa AK Parti neden, 'Canlı yayın olmaz' desin. Devlet Bahçeli, 'Canlı yayınlansın' demiş mi? Tayyip Bey'e sormuşlar, 'Devlet Bey uygun görmüş, doğru söylemiş' demiş mi? Ana muhalefet istiyor mu? Hepimiz istiyor muyuz? Ne engel? Engel şu, o günlerde Tayyip Bey söylenen, 'Merak etmeyin, biz bunları tepeledik, dayanamazlar, birbirlerini suçlattıracağız. Ortada para yok ama iftirayla ve itirafla bilmem neyle bu suçun işlendiğine ikna edeceğiz.' Bu iftiracıların ve anayasada diyor ki 'Bir kişi, gizli tanık da söylese ya da itirafçı da söylese, sırf söylediğinden olmaz. Şu suçu işledi deyince ona bir kanıt da bulacaksın. O bir kanıtı bulamıyorlar, bir kanıtı, bir kanıtı. Yüzlerce suç söylüyor, 'Şunu yaptı, bunu yaptı.' Herhangi birinde bir kanıt yok. İkinci bir kanıtla destekleyemiyorlar. Aha da o noktadayız. O yüzden canlı yayın yok. Biz arkadaşlarımıza güveniyoruz. Biz arkadaşlarımıza, kardeşlerimize güveniyoruz kardeşim. Bak bu kadar aile çıkmış, gözünüzün içine bakarak canlı yayın istiyoruz. Ve artık bırakın evlatlarımızı, eşlerimizi, kardeşlerimizi, babalarımızı eve gelsinler, evden mahkemeye gelsinler istiyoruz" dedi.
"Bu annenin gözyaşlarında boğulacaksınız"
Haklarını helal etmediklerini belirten CHP Genel Başkanı Özgür Özel, "Bu kadar zulmün bir bedeli olacak elbet. Bu dünyada olmasa öbür dünyada olacak. İki elimiz yakanızda. Kimse helallik istemesin. Hiç kimseye hakkımızı helal etmeyeceğiz. Böyle 'Helal ediyor musun?' diye soruyorlar. Bu zulmü yapanlara hakkımız helal değildir, helal etmeyeceğiz. Yazıklar olsun. Yazıklar olsun bu düzeni kurana, savunana, sürdürene. Yazıklar olsun hepinize. Bu insanların gözünün içine bir bakın. Aile Dayanışma Ağı. Ne yapıyor bunlar biliyor musun? Birbirlerine tutunuyorlar ki düşmesinler diye. Siz düşeceksiniz, siz. Sizi düşüreceğiz. Siz düşeceksiniz. İktidardan da düşeceksiniz. Haksız yere oturdunuz o kürsülerden de düşeceksiniz. Hepiniz hesap vereceksiniz. Bu yeni gelinin masumiyetine, bu genç evlinin masumiyetine, bu annenin gözyaşında boğulacaksınız" ifadelerini kullandı.




