Bugün 3 Ocak... Akdeniz'in incisi Mersin'in kurtuluşunun 103. yılını kutluyoruz. Bir milletin bağımsızlık ateşinin kıvılcımını taşıdığı, özgürlük uğruna gösterilen mücadelenin doruğa ulaştığı bu özel gün, Mersinlilerin gurur duyduğu bir tarihtir.

Mersin, Kurtuluş Savaşı boyunca hem coğrafi konumu hem de stratejik önemi sebebiyle düşman güçlerinin iştahını kabartan bir şehir olmuştu. Ancak bu toprakların insanları, teslimiyetin ne olduğunu bilmeyen bir azim ve kararlılıkla yurtlarını savunmaktan asla vazgeçmediler. Fransız ve Ermeni işgaline karşı direnişiyle Mersin, ulusal mücadelenin önemli cephelerinden biri haline geldi.

Mersin'in kurtuluşu, yalnızca silahlı mücadeleden ibaret değildi. Halkın kenetlenmesi, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden herkesin omuz omuza verdiği bu süreç, Türk milletinin dayanışma ruhunun en güzel örneklerinden biriydi. Dağlarda çoban ateşleri yanarken, şehirdeki insanlar cepheye erzak ve mühimmat taşıyor, savaşın kaderini değiştiren direnişi destekliyordu.

3 Ocak 1922'de Mersin, özgürlüğüne kavuştu. Bu zafer, işgalcilere karşı verilen ulusal mücadelenin en parlak sayfalarından biriydi. Mersin'in kurtuluşu, yalnızca Mersinlilerin değil, tüm Türk milletinin gurur duyduğu bir başarıdır.

Bugün geçmişe dönüp baktığımızda, bu zaferin sadece bir askeri başarı olmadığını; aynı zamanda bir milletin haysiyetini, iradesini ve bağımsızlık tutkusunu ortaya koyduğunu görüyoruz. O günlerin ruhunu yaşatmak, bu toprakları bizlere emanet eden şehitlerimize ve gazilerimize olan borcumuzdur.

Mersin'in kurtuluş yıldönümünde, bu güzel şehrin kahraman halkını, direnişe önderlik eden liderlerini ve özgürlük uğruna canını feda eden aziz şehitlerimizi saygıyla anıyorum. Mersin, geçmişinden aldığı güçle geleceğe umutla bakmaya devam edecektir.

Ne mutlu Mersinli olmaya, ne mutlu Türk'üm diyene!

3 Ocak'ın anlam ve önemini unutmamak dileğiyle...