Doğal olarak yaralar daha çok kanamaktadır. Elbette savaşlar dönemi, daha ziyade olumsuz yönleriyle öne çıkan bir dönüm noktası olmuştur. Öyle bir dönüm noktası ki halkların barış içinde birlikte yaşam alışkanlığına büyük zarar vermiştir. Bu dönüm noktasında yüzyıllar boyunca dökülen alın terinin ürünleri ya yok olmuş ya da sonsuza dek kaybolmuştur. Sürgün kelimesi toplumsal yaşamda her zaman yaşanmış olumsuz bir olay olarak hatırlanır. Aileler, ebeveynlerini ya da evlatlarını kaybetme acısıyla yas tutarlar tüm savaşlarda.. Erkek ve kadın, yaşlı ve çocuk, genç erkek ve genç kızlar ölüm kokan bir yoldan yürümek zorunda kalırlar.
Sonsuz adaleti hesaba katmadan, dünyevi yargılarımız anlamsız kalmaktadır. İnsanlar ve toplumların yazgısı ile ilgili son söz hakkı, hatalar yapabilen beşeri yargıya değil, Tanrı'ya aittir.
Allah insani düşüncelerin ne kadar boş olabileceğini vurgulamaktadır kelamında. "Çünkü gökler nasıl yeryüzünden yüksekse, yollarım sizin yollarınızdan, düşüncelerim düşüncelerinizden öyle yüksektir denmektedir. Maalesef biliyoruz ki, birçokları, bu sevgisel görüşe sahip değiller ve büyük felaketin çıkmaz labirentlerinin karanlığına gömülmek ve orada kalmak istiyorlar. Yürüyecek yolarımız, erişecek mavi bir ufkumuz ve inşa edeceğimiz aydınlık bir geleceğimiz olmalıdır sevgi içinde yaşamak için.
Unutarak hatırlamaya ve hatırlayarak unutmaya mecburuz. Bu bir söz oyunu değildir. Böylece kişinin sağlıklı ve doğru düşünmesi güvence altına alınır.
Eğer sadece hatırlasaydık ve unutmasaydık, geçmişin dipsiz anıları içinde hapsolur, kötü olayların sürekli ve sonu gelmez darbelerinin hedefi haline gelir, en sonunda da kendi ellerimizle zihnimizi paramparça ederdik, Hep hatırlayarak. Unutmaya mecburuz; ama hep hatırlayarak... Çünkü eğer hiç hatırlamadan unutsaydık; isimsiz, geçmişi ve kimliği olmayan bir hiç kimse haline gelirdik. Günümüzü değerlendiremez ve gelecekle ilgili hiçbir düşümüz olamazdı.
Geçmişi hatırlamalı ve hatırlatmalıyız, ancak sanki daha dün açılmış şifa bulmaz bir yara olarak değil, milli ve dini gücümüzün, dayanıklılığımızın, yaşam gücümüzün ve var olma kararlılığımızın yadsınamaz kanıtı olarak görmeliyiz. Böyle insanlık savaşlar tekrarlanmasın diye hatırlayacağız ve hatırlatacağız. Yüce Yaradan doğruların yolunu gözetir, Kötülerin yolu ise ölüme götürür.