Uzmanların yaptığı araştırmalara göre bu artışta fast food tüketiminin yaygınlaşması, işlenmiş gıdalara yönelim ve hareketsiz yaşam tarzı önemli rol oynuyor. Ayrıca sigara kullanımı, stresli yaşam koşulları ile akademik ve iş hayatındaki yoğun baskı da gençlerin kalp sağlığını olumsuz etkileyen başlıca faktörler arasında yerini alıyor. Mersin’de diyetisyenlik yapan İlayda Yorulmaz da bu konuya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

“Her öğün, kalbimiz için ya risk ya da koruyucu bir seçimdir”

Alanında uzman diyetisyen Yorulmaz, sucuk, salam gibi işlenmiş et ürünlerinin kalp sağlığı açısından riski daha fazla artırdığını belirterek “Kalp ve damar hastalıklarının oluşumunda beslenme en önemli faktörlerden biri. Günlük hayatta ne yediğimiz, damar yapımızı doğrudan etkiliyor. Örneğin ‘doymuş yağ’ dediğimiz yağ türü; özellikle tereyağı, kuyruk yağı, iç yağı, krema ve yağlı kırmızı etlerde bulunur. Bu yağın fazla tüketimi kanda LDL yani halk arasında ‘kötü kolesterol’ olarak bilinen değeri artırır. Bu da zamanla damarların daralmasına ve tıkanmasına yol açabilir. Buna ek olarak sucuk, salam, sosis gibi işlenmiş et ürünleri hem doymuş yağ hem de yüksek tuz içerdiği için kalp sağlığı açısından riski daha da artırır. Öte yandan sebze, meyve, tam tahıllar ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar içeren bir beslenme modeli kalp ve damar sağlığını koruyucu etki gösterir. Yani aslında her öğün, kalbimiz için ya risk ya da koruyucu bir seçimdir” ifadelerine yer verdi.

“Trans yağ en zararlısı”

Toplumda sık yapılan yanlış beslenme alışkanlıkları kalp hastalığı riskini her geçen gün biraz daha artırıyor. Bu konuda toplumun en sık yaptığı hatalara da değinen Yorulmaz, “Toplumda en sık gördüğümüz hatalar; fazla tuz tüketimi, paketli gıdaların sık tercih edilmesi ve sağlıksız yağların fazla alınması. Özellikle “trans yağ” dediğimiz yağ türü; genelde hazır paketli ürünlerde (bisküvi, kek, cips gibi) bulunur ve kalp sağlığı açısından oldukça zararlıdır. Aşırı tuz tüketimi ise tansiyonun yükselmesine neden olur. Yüksek tansiyon da kalp hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden biridir. Bu alışkanlıklar zamanla yüksek kolesterol, yüksek tansiyon ve kan şekeri dengesizliklerine yol açarak kalp hastalığı riskini ciddi şekilde artırır. Yani tek bir hata değil, bu alışkanlıkların sürekli hale gelmesi riski büyütür” dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 04 16 112817

Silifke Belediyespor dayanışma kampanyası 700 kişiye ulaştı
Silifke Belediyespor dayanışma kampanyası 700 kişiye ulaştı
İçeriği Görüntüle

“Önemli olan ne yediğimiz değil ne kadar yediğimiz “

Sağlıklı bir yaşam sürdürmek isteyen vatandaşlar için beslenme alışkanlıklarının kritik bir rol oynadığını belirten Yorulmaz, kalp sağlığını korumak adına izlenmesi gereken adımların oldukça net olduğunu vurguladı. Günlük beslenmede yapılacak küçük değişikliklerin uzun vadede büyük farklar yaratacağını ifade eden Yorulmaz, kalp sağlığını korumanın temel prensiplerini şu sözlerle sıraladı: "Kalp sağlığını korumak için aslında temel prensipler oldukça net: Günlük beslenmede sebze ve meyveye yer vermek (lif açısından zengin oldukları için damar sağlığını destekler), zeytinyağı, ceviz, badem gibi sağlıklı yağları tercih etmek, tuz tüketimini azaltmak (özellikle yemeklere sonradan tuz eklememek), haftada en az 2 gün balık tüketmek (içerdiği omega-3 yağ asitleri kalp için koruyucudur), şekerli içecekleri ve paketli gıdaları sınırlamak. Burada önemli olan sadece “ne yediğimiz” değil, “ne kadar yediğimiz”. Porsiyon kontrolü de en az besin seçimi kadar önemlidir” dedi.

Genç yaşlardaki kalp hastalıklarının son zamanlarda oldukça artmasına da değinen Yorulmaz “Eskiden daha ileri yaşlarda gördüğümüz kalp hastalıklarını artık gençlerde de daha sık görüyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri değişen beslenme alışkanlıkları. Fast-food tüketiminin artması, şekerli içeceklerin sık tüketilmesi ve sebze tüketiminin azalması bu durumu hızlandırıyor. Ayrıca hareketsiz yaşam tarzı ile birlikte karın çevresinde yağlanma, insülin direnci (vücudun şekeri düzgün kullanamaması) ve erken yaşta kolesterol yüksekliği daha sık görülüyor. Bu durumlar da kalp hastalıklarının temelini oluşturuyor” dedi.

Ekran Görüntüsü 2026 04 16 114129

"Fark etmeden birden fazla risk faktörünü aynı anda almış oluruz"

Kalp-damar hastalıklarından korunmak isteyenlere günlük hayatta uygulanabilecek basit önerilerde bulunan Yorulmaz “ Aslında küçük değişiklikler büyük fark yaratır: sofraya tuzluk getirmemek, gün içinde en az 2-3 porsiyon sebze tüketmek, şekerli içecekler yerine su tercih etmek, haftada birkaç gün düzenli yürüyüş yapmak, paketli gıdaları günlük alışkanlık olmaktan çıkarıp daha seyrek tüketmek. Bu alışkanlıklar basit görünse de düzenli uygulandığında kalp sağlığı üzerinde çok güçlü bir koruyucu etki sağlar” önerilerinde bulundu.

Kalp hastalıklarına karşı erken önlem almak isteyenlere günlük yaşamlarında tek bir değişiklik önerdiğini belirten Yorulmaz, paketli ve işlenmiş gıdaların tüketiminin azaltılması gerektiğini vurguladı. Yorulmaz, “Çünkü bu ürünler genelde yüksek miktarda tuz, trans yağ ve gizli şeker içerir. Yani fark etmeden birden fazla risk faktörünü aynı anda almış oluruz. Ne kadar doğal, evde hazırlanmış ve işlenmemiş gıdalara yönelirsek, kalp sağlığımızı o kadar korumuş oluruz” dedi.

Kaynak: Gamze Demir