Mersin Çevre Platformu, plastik atık ithalatının yasaklanması talebiyle basın açıklaması gerçekleştirdi. Platform adına açıklamayı Susanoğlu Mahalle Muhtarı Salim Demirtaş okudu. Açıklamada, ithal edilen plastik atıkların önemli bir bölümünün geri dönüştürülemediği, kontrolsüz şekilde depolandığı, yakıldığı veya doğaya bırakıldığı belirtilerek, bunun hava, toprak, su kaynakları ve denizlerde ciddi kirliliğe neden olduğu ifade edildi.
“Plastik atıklar önemli bir çevre kirliliği kaynağı”
Plastik atıkların kullanım ömrünü tamamlamasının ardından çevre açısından önemli bir sorun haline geldiğini belirten Demirtaş, plastik atıkların büyük bölümünün geri dönüştürülemediğini söyledi. Plastiklerin toprağı, nehirleri ve denizleri kirlettiğini belirten Demirtaş, bu atıkların deniz canlılarının ölümüne ve ekosistemin bozulmasına yol açtığını dile getirdi.
Plastiklerin güneş ve dalgaların etkisiyle mikroplastik ve nanoplastiklere dönüştüğünü ifade eden Demirtaş, bu parçacıkların çevreye yayılarak tarım alanlarına ve gıda zincirine ulaşabildiğine dikkat çekti. Plastik atıkların yakılması halinde ise dioksin, furan ve diğer zehirli gazların açığa çıktığını belirten Demirtaş, bunun insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu kaydetti.

“Plastik atıklar Türkiye’ye yöneldi”
Avrupa ülkelerinin kendi çevre ve insan sağlığını korumak amacıyla plastik atıklarını başka ülkelere ihraç ettiğini savunan Demirtaş, Çin’in 2018 yılında plastik atık ithalatını yasaklamasının ardından Türkiye’ye yönelik plastik atık akışının arttığını ifade etti. Demirtaş, “Geri dönüşüm adı altında ülkemize getirilen ithal plastik atıkların önemli bir bölümü geri dönüştürülemedi, uygunsuz şekilde depolandı, yakıldı, doğaya bırakıldı ve kontrolsüz alanlara döküldü” dedi.
“Hava, toprak ve denizler kirleniyor”
Plastik atıkların kontrolsüz biçimde depolanması ve doğaya bırakılmasının toprak, yeraltı suları, tarım alanları, dereler, kıyılar ve denizlerde kirliliğe neden olduğunu belirten Demirtaş, özellikle açık alanda plastik yakılmasının hava kalitesi üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu söyledi.
Açık alanlarda yakılan plastiklerin insan sağlığı açısından zararlı furan ve dioksin gibi kirleticileri havaya yaydığını ifade eden Demirtaş, bu durumun hem hava kalitesini bozduğunu hem de çevrede uzun süreli olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getirdi. Plastiklerin doğada zaman içerisinde parçalanarak mikroplastik ve nanoplastiklere dönüştüğünü belirten Demirtaş, bu parçacıkların hava, su ve toprağa karışarak tarımsal ürünlere ve deniz canlılarına ulaşabildiğini söyledi.
Mikroplastiklerin besin zinciri yoluyla insanlara ulaşabildiğine dikkat çeken Demirtaş, plastik kirliliğinin artık yalnızca bir atık sorunu olmadığını belirterek, “Bugün plastik kirliliği; çevre, halk sağlığı, tarım, gıda güvenliği ve gelecek kuşakların yaşam hakkı açısından büyüyen bir tehdit haline gelmiştir” şeklinde konuştu.

“Akdeniz kıyılarında plastik kirliliği gözle görülür hale geldi”
Plastik kirliliğinin Hatay, Adana, Mersin ve Antalya’da denizlerde ve kıyılarda gözle görülür bir çevre sorununa dönüştüğünü ifade eden Demirtaş, özellikle Akdeniz kıyılarındaki kirliliğe dikkat çekerek “Bugün halkımız plastik atıklarla zehirlenen denizin suyunda yüzmektedir” dedi.
“Türkiye başka ülkelerin atık yükünü taşıyacak alan değil”
Akdeniz kıyılarının, Çukurova Havzası’nın, tarım alanlarının ve yerleşim bölgelerinin plastik atık kirliliğine karşı korunması gerektiğini belirten Demirtaş, Türkiye’nin verimli topraklarının, temiz havasının, denizlerinin ve doğal yaşam alanlarının başka ülkelerin atık yükünü taşıyacak alanlar olmadığını söyledi.
Çocukların temiz hava soluma, sağlıklı gıdaya ve temiz suya erişme, kirletilmemiş bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğunu ifade eden Demirtaş, çevre politikalarının gelecek kuşakların yaşam koşullarını da belirlediğini vurguladı.

Platformdan yetkililere çağrı
Yetkilileri çevre ve halk sağlığının korunmasını önceleyen, bilimsel verilere dayalı, şeffaf ve etkili politikalar uygulamaya çağıran Demirtaş, plastik atık ithalatının tamamen yasaklanmasını istedi. Demirtaş ayrıca plastik atıkların kaçak, usulsüz veya kontrolsüz şekilde depolanmasının, yakılmasının ve doğaya bırakılmasının etkin biçimde denetlenmesini talep etti. Çevreyi kirleten işletmelere yönelik yaptırımların caydırıcı hale getirilmesini isteyen Demirtaş, kirletilmiş tarım alanları, dereler, kıyılar ve denizlerde kapsamlı temizlik ve iyileştirme çalışmalarının yürütülmesi gerektiğini söyledi. Tek kullanımlık plastiklerin de yasaklanmasını talep eden Demirtaş, temiz hava, temiz su, sağlıklı toprak ve temiz denizlerin bir ayrıcalık değil, temel yaşam hakkı olduğunu vurguladı.
“Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz”
Türkiye’nin başka ülkelerin plastik atıklarının depolama ve bertaraf alanı olmadığını belirten Demirtaş, “Temiz bir çevre, sağlıklı bir toplum ve yaşanabilir bir gelecek için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Herkesin mücadelemize destek sunmasını bekliyoruz” şeklinde konuştu.


