Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerine çıkması, doğadaki canlıların hareketliliğini artırırken kent merkezlerinde de hareketli günlerin yaşanmasına neden oluyor. Kış uykusundan uyanan ve yoğun sıcaklar nedeniyle kendilerine serin gölgelikler, su kaynakları arayan yılanlar, şehir merkezlerindeki meskenlerin yakınlarında sıklıkla boy göstermeye başladı. Vatandaşlar arasında endişe ve paniğe yol açan bu durum karşısında, itfaiye ve belediye ekiplerine gelen ihbar sayılarında patlama yaşanıyor. Uzmanlar ise kentsel alanlarda yılanlarla karşılaşma anlarında yapılacak doğru hamlelerin hem insan sağlığı hem de ekolojik dengenin korunması açısından hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.
"Doğal yaşam alanlarını biz işgal ettik"
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yaban Hayatı Uzmanları ve Biyologlar, yılanların kentsel alanlarda görülmesinin arkasında yatan temel nedenin kontrolsüz kentleşme ve aşırı sıcaklar olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, "Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte soğukkanlı canlılar olan yılanlar daha aktif hale gelir. Şehirlerin hızla büyümesi, parkların, bahçelerin ve tarım arazilerinin betonlaşması bu canlıların doğal yaşam alanlarını daralttı. Onlar aslında bizim alanlarımıza girmiyor, biz onların yaşam alanlarını işgal ettik. Ayrıca şehir merkezlerindeki çöplerin ve atıkların çektiği fare, kurbağa ve böcek gibi canlılar, yılanlar için açık birer av sahası oluşturuyor. Yılanlar tamamen besin ve su arayışı ya da aşırı sıcaktan korunmak amacıyla gölgelik alanlar bulmak için şehir merkezlerine yöneliyor" ifadelerini kullanıyor.

Yılanla karşılaşıldığında 112 Acil Çağrı Merkezini arayın
Uzmanlar, evinde, bahçesinde ya da sokakta yılan gören vatandaşların kesinlikle panik yapmaması gerektiğinin altını çizerek, “Yılanlar doğrudan bir tehdit hissetmedikleri sürece insanlara saldırmazlar. Yılanla karşılaşıldığında en az 2-3 metre mesafede durulmalı, ani ve agresif hareketlerden kaçınılmalıdır. Yılanı sopa veya taşla öldürmeye çalışmak, hayvanın kendisini savunma güdüsüyle saldırmasına ve ısırma vakalarına yol açar. Ayrıca yılanlar ekosistemin en önemli halkalarından biridir; kemirgen popülasyonunu dengeleyerek salgın hastalıkların yayılmasını önlerler. Yılanın bulunduğu alan terk edilmeden, göz mesafesi korunarak hemen 112 Acil Çağrı Merkezi üzerinden itfaiye veya Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerine ihbarda bulunulmalıdır. Eğitimli ekipler, özel aparatlarla hayvana zarar vermeden yakalayıp doğal ortamına salacaktır" şeklinde hayati uyarılarda bulunuyor.
Yaşam alanlarını yılanlardan korumanın yolları
Kentsel alanlardaki meskenlerde ve müstakil evlerde alınabilecek basit önlemlerle yılanların yaklaşmasını engellemenin mümkün olduğunu belirten uzmanlar, koruyucu önlemleri sıralarken, "Evlerin etrafındaki yüksek otlar düzenli olarak biçilmeli, bahçelerde yılanların gizlenebileceği taş, odun veya moloz yığınları barındırılmamalıdır. Evlerin bodrum, depo ve giriş katlarındaki çatlaklar, açık boru girişleri kapatılmalı, kapı altlarına koruyuluklar takılmalıdır. En önemlisi de yılanların birincil besin kaynağı olan fare ve böceklere karşı düzenli ilaçlama yapılmalıdır; yiyecek bulamayan yılan o bölgeyi hızla terk edecektir. Doğal bir korunma yöntemi olarak da bahçe çevrelerine kükürt dökülmesi veya keskin kokulu bitkilerin ekilmesi yılanları uzak tutmada etkili yöntemlerdir" önerilerinde bulundu.



