İnsanın bozulması, nefsini yenememesi, kontrol altına almayı beceremediği için başladı. "Önce ben" demek kıskançlığın temelini oluştururken, başkasını yabancı ve düşman gibi görmektir. Tüm bu duygu ve düşüncelerin temelinse BENLİK YATAR. Başkasına kızarız, öfkeleniriz, kıskanırız. Tek kusursuz biz olur, başkalarını sınıflandırır, cephe alırız. Aşırı madde düşkünlüğü, şehvet, şöhret insan aklını durdurur, adeta sarhoş eder. Birlik ezelden ebede geçerli, değişmeyecek olan evrensel hakikattir. Çünkü Allah birdir. Kişinin paylaşması, nefsini kontrol etmesi, ölçülü olması Allah'a yaklaşmasıdır.
Adem ki, ilk insan, tek insan. Hepimiz o modelden geliyoruz. Teklikten, birlikten, tek bir örnekten geliyoruz. Yaratılış teorisine inanmayanlar için geçerliliğini koruyan "Evrim teorisinde önce "Tek örnek" insan oluştuğunu kabul eder. Nasıl düşünürsek, inanırsak inanalım TEKLİKTEN geliyoruz. Gün oldu insan tek başına iken sıkıldı, sarsıldı ama sorunsuz, huzurla yaşadı.
Derken Habil ve Kabil geldi dünyaya. Allah'a sunulan bir hediye sonucunda Kabil, hediyesinin beğenilmediği inancıyla kardeşi Habil'i kıskandı. "Kıskançlık" kardeşini düşman gibi görmesine, ayrı görmesine, kendinden üstün görmesine neden oldu. Aslında kardeşi ile ilk modelden ayrı değildi. Yalnızca değişik bir kopyaydı. Dışarıda insanların ortasında nasıl davrandığımızdan çok kendi başımıza yalnızken ne yaptığımız çok önemlidir aslında. Her birimiz diğer insanların arasında iyi, ahlaklı ve dikkatli davranmaya başlarız.
Bir insanın çok malı mülkü olsa bile, hayatı bunlara bağlı değildir." İnsanların size nasıl davranmasını istiyorsanız, siz de onlara öyle davranın."