Mersin’de Rap müziğin sevilen seslerinden birisi olan Ruten, şimdi de yeni klibiyle sevenlerin karşısına çıktı. Sözü ve müziği de kendisine ait olan ‘Sakladım’ şarkısına yönetmen Mersinli yönetmen Serhat Yıldırım tarafından çekilen klipte Mersin’in mekanları şarkınızı muhteşem sözlerine eşlik ediyor. Klipte eski İngiliz Yağ Fabrikası binasının kalıntıları kullanıldı.
Müzikle tanışmasından klipleri yayınlanan tanınan bir sanatçı olmaya giden yolculuğu www.cukurovagazetesi.com ‘da paylaşan Ruten, kendi müzik yaşamından müziğin Mersin’de kapladığı alana kadar çok geniş bir çerçevede sorularımızı yanıtladı.

Çocukluk yıllarından bugüne uzanan müzik yolculuğu
Kendi duygu ve düşüncelerini müzik yoluyla aktarabilmek adına çocukluk yaşlarından bu yana ilgi duyduğu rap müziği seçtiğini anlatan Ruten, ilk olarak müzik kanallarında rastladığı müzik türünü seçtiğini söyledi. 1999 Mersin doğumlu olan ve halen doğduğu şehirde yaşamımı sürdürmeye, müziğimi üretmeye devam eden Ruten, kentte bir rap kültürü oluşturmak istediğin ifade etti.

Kendi beatini yapıp süreçleri kendisi üstleniyor
Rap müzikle ilk tanışıklığının çocukluk zamanlarına dayandığına dikkat çeken Ruten, “Benim ilkokul dönemlerimde rap şarkıları televizyonda, müzik kanallarında yayınlanırdı. Dolayısıyla rap müziğe ilk defa televizyonda denk geldim ve sonrasında dinlemekten vazgeçemediğim bir tür oldu. İnterneti aktif kullanmadığım bir döneme denk geldiği için o zaman yayınlanmış olan rap şarkıları internet kafede CD’ye doldurup, evdeki VCD oynatıcı ile dinlerdim. Şarkı sözlerini çıktı olarak alıp ezberlerdim. Beni bu müziği icra etmeye iten şey, rap müziğin başlı başına bir kendini ifade etme biçimi olmasıydı. Bu da 2012 yılına dayanıyor. Özellikle kendi dünyamı, düşüncelerimi ve duygularımı müzik aracılığıyla aktarabilmek beni bu yola daha fazla bağladı. Bir noktadan sonra müzik benim için bir hobiden çok hayatımın merkezinde yer alan bir uğraşa dönüştü” dedi.

Mersin'in rap müzik potansiyeli ve dijital dönüşüm
İlk dönemlerde kendi çevresinde müzikler yaparak beğenisini kazanmaya başlayan Ruten, “Kendimi ifade etme yolu olarak müziği seçmem 2012 yılına dayanıyor. İlk defa o zaman mikrofon başına geçtim ve ilk şarkımı o sene kaydettim. O zamandan bu zamana halen kendimi müzik konusunda geliştirmek ve güncellemek için çalışıyorum. Bu işte gelişimin sonu olmadığı kanaatindeyim. İlk defa 2017’de kendi beat’imi yapıp üzerine şarkı kaydettim. O günden beri beat, mix ve mastering süreçlerini çoğunlukla kendim üstleniyorum diyebilirim. Zamanla müziğim değiştikçe ve geliştikçe, yaptığım işi destekleyen ve gelişimimi takip eden insanların olması benim için önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Bugün de en değerli şeylerden biri, müziğimi gerçekten sahiplenen insanlarla karşılaşmak” diye konuştu.

“Müzik hissedilerek yapılır”
Müzik yaparken kendisini bir kalıba yerleştirmeyi, tek bir kalıp çerçevesinde üretmeyi sevmediğini ve bunu işin doğası açısından doğru bulmadığını aktaran Ruten, “Her ne kadar müzik bir endüstri ve pazar hâline gelse de, benim için her zaman hissiyat işi. Benimsemeden yaptığın işi karşı tarafa geçirmek en zorudur. Bu yüzden benim için önemli olan bir sound’a bağlı kalmaktan ziyade, yaptığım her işte kendi tatminliğimi sağlayabilmek ve dinleyeni de dünyama dahil edebilmek” ifadelerini kullandı.
“Mersin’de müzik ortamları giderek değişmeye başladı”
Mersin’de geçmiş yıllarda rap müzik açısından çok önemli gruplar bulunduğunu ancak bu potansiyelin sonraki yıllarda giderek azaldığına vurgu yapan Ruten, “Mersin'in geçmişte oldukça hareketli bir rap müzik ortamı vardı. Üreten sanatçıların, grupların ve rap müziğe ilgi duyan bir kitlenin daha fazla olduğu dönemleri hatırlıyorum. Henüz reşit olmadan yüzlerce kişiye konser verdiğimiz zamanlar bile oldu. Ancak zaman içerisinde bu hareketliliğin azaldığını düşünüyorum. Bugün özellikle rap müzik özelinde organizasyonların, yerel desteğin ve sanatçıların kendilerini gösterebilecekleri platformların yeterli olduğunu söylemek zor. Bu durum üretim yapan insanların motivasyonunu ve görünürlüğünü de etkileyebiliyor. Yine de kendimizi ifade edebilmek için yalnızca yerel imkânlara bağlı kalmak zorunda değiliz. Dijital bir dünyadayız ve istediğimizde müziğimizi dünyanın diğer ucundaki insanlara ulaştırabiliyoruz. Bu sebepten Mersin’de üretilen bir müziğin dünyanın herhangi bir yerindeki dinleyiciye ulaşması mümkün” ifadelerini kullandı.

“Müziğimi geniş kitlelere ulaştırmak istiyorum”
Mersin, müzik üretmek için oldukça elverişli bir şehir olduğunu ancak üretilen müziğin karşılık bulması ve daha geniş kitlelere ulaşması konusunda bazı eksiklikleri bulunduğunun altını çizen Ruten, “Özellikle İstanbul gibi müzik sektörünün daha yoğun olduğu şehirlerle kıyasladığımızda organizasyon, sektör bağlantıları ve profesyonel iş birlikleri açısından geride kalabiliyor. Buna rağmen artık müzik sektörünü yalnızca şehirler üzerinden değerlendirmek doğru değil. Eskiden bir sanatçının tanınması için bulunduğu şehirde güçlü bir çevreye ve bağlantılara sahip olması çok daha önemliydi. Bugün ise dijital platformlar bu sınırları büyük ölçüde ortadan kaldırdı. Benim için önemli olan nerede müzik yaptığım değil, yaptığım müziğin nerelere ulaşabildiği. En büyük hedefim, yaptığım müziğin belirli bir coğrafyayla sınırlı kalmadan daha geniş kitlelere ulaşması. Kendime ait, dinlendiğinde kimin yaptığı anlaşılabilecek bir müzikal kimlik oluşturmak istiyorum. Sadece şarkı yayınlayan değil, zaman içerisinde kendi kitlesini ve dünyasını oluşturmuş bir sanatçı olmak. Yaptığım işleri başından beri benimseyen ve bu yolu beraber yürüdüğümüz arkadaşlarımla şehir şehir gezip müziğimi insanlarla buluşturmak öncelikli hedefim” dedi.

Gençlere tutku ve sabır tavsiyesi
Mersin’de müzik yapmak siteyen gençlere tavsiyelerde de bulunan Ruten şu ifadeleri kullandı: Müzik yapmak, işin mutfağına girip ortaya sıfırdan bir şeyler çıkarmak her şeyden önce bir hissiyat meselesidir. Benim tavsiyem işin sonunda müzik yapma amaçları her ne olursa olsun, tutkularını her şeyden önde tutmaları olur. Sevdiğin işi yaparken sürecin sonunda nereye varacağın kadar, süreçten keyif almak da önemlidir. Misyonum müziğiyle olabildiğince fazla insana dokunmayı başarabilen bir sanatçı olmak. Bu yolculukta üretmeye, kendimi geliştirmeye ve müziğimi daha geniş kitlelere ulaştırmaya devam ediyorum”



