Hizmet-İş Sendikası Karaman Şubesi, Toroslar Belediyesinde çalışan işçilerin toplu iş sözleşmesinden doğan hakları ve belediye yönetiminin konuya ilişkin açıklamaları hakkında yazılı açıklama yaptı. Şube Başkanı Mustafa Karakaş imzasıyla yapılan açıklamada, 1 Temmuz 2023 tarihli Toplu İş Sözleşmesi ve ek protokole ilişkin hukuki sürecin tamamlandığına dikkat çekilerek belediye yönetimine işçilerin alacaklarının ödenmesi çağrısında bulunuldu.

Karakaş, belediye yönetiminin sözleşmeye ilişkin iddialarından ziyade mahkeme kararlarının esas alınması gerektiğini belirterek, sendikanın yaşanan süreçte defalarca uyarıda bulunduğunu ifade etti.

“Uyarılarımızı dikkate almadınız”

Toroslar Belediyesinde yaşanan işten çıkarmalar, toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmaması ve işçi alacaklarının gecikmesi konusunda daha önce de açıklamalar yaptıklarını belirten Karakaş, “16 Mayıs 2024 tarihinde işten çıkarmalara ve emekçiler üzerindeki baskılara karşı sesimizi yükselttik. 7 Kasım 2024 tarihinde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmamasına dikkat çektik. 21 Ocak 2025 tarihinde ise sürecin uzatılmasının belediyeye telafisi güç zararlar doğuracağını açıkça ifade ettik. Bugün şikâyet ettiğiniz tablonun oluşabileceğini önceden söyledik. Ancak uyarılarımızı dikkate almak yerine davalar açmayı ve süreci uzatmayı tercih ettiniz” dedi.

“İki davada da belediyenin talepleri reddedildi”

Toplu iş sözleşmesi ve ek protokoldeki imzaların sahte olduğu iddiasıyla açılan davanın reddedildiğini hatırlatan Karakaş, Mersin 3. İş Mahkemesinin 2024/262 Esas, 2025/2 Karar sayılı dosyasında belediyenin iddialarının kabul görmediğini, istinaf başvurusunun reddedildiğini ve Yargıtay'ın 2 Ekim 2025 tarihinde kararları onadığını belirtti.

Bitlis maçı MİY'de çok şeyi değiştirecek
Bitlis maçı MİY'de çok şeyi değiştirecek
İçeriği Görüntüle

Belediyenin ikinci olarak ücret artışlarının yüksek olduğu gerekçesiyle sözleşmenin uyarlanması talebiyle dava açtığını aktaran Karakaş, bu talebin de Mersin 3. İş Mahkemesinin 2025/163 Esas, 2025/353 Karar sayılı dosyasında reddedildiğini, istinaf başvurusunun ardından Yargıtay'ın 10 Eylül 2026 tarihinde kararı onadığını kaydetti.

Karakaş, “Toplu iş sözleşmesini değiştirme ve uyarlama talebiniz de yargı mercilerinden kabul görmedi. İki ayrı dava açıp her iki süreçte de istediğiniz sonucu alamadığınız halde hala hangi gerekçeyle sözleşmeyi ve emekçinin kazanılmış haklarını tartışmaya açıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

Ücret artışlarının dönemlerine dikkat çekti

Toplu iş sözleşmesindeki ücret artışlarının hangi belediye yönetimi döneminde gerçekleştirildiğinin de doğru anlatılması gerektiğini belirten Karakaş, 1 Temmuz 2023'te yüzde 52,6 ve 1 Ocak 2024'te yüzde 60 oranında artış yapıldığını, bu artışların önceki belediye yönetimi dönemine denk geldiğini ifade ederek, “1 Temmuz 2024 tarihinde yüzde 49,73, 1 Ocak 2025 tarihinde ise yüzde 40,74 oranında ücret artışı gerçekleşti. Bunlar sizin görev döneminizde yapılan artışlardır. Önceki belediye yönetimi kendi döneminde gerçekleşen ücret artışlarını toplu iş sözleşmesi hükümleri doğrultusunda uyguladı ve işçilerin ücretlerini ödedi. Önceki yönetim döneminde sorun olmayan ücret artışları sizin döneminizde neden sorun haline geldi?” diye sordu.

“650-750 milyon liranın hesabını açıklayın”

Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız'ın toplu iş sözleşmesinin belediyeye 650-750 milyon lira civarında mali yük oluşturduğu yönündeki açıklamasına da değinen Karakaş, söz konusu rakamın ayrıntılı şekilde kamuoyuyla paylaşılmasını isteyerek, “Bu rakam nasıl hesaplanmıştır? Hangi dönemleri kapsamaktadır? Ne kadarı ücret artışlarından, ne kadarı sosyal haklardan, geriye dönük alacaklardan, faizlerden ve diğer yasal yükümlülüklerden oluşmaktadır? Kamuoyuna bu rakamın ayrıntılı dökümünü açıklayın” dedi.

Yaklaşık 200 işçinin işten çıkarılmasının belediyeye getirdiği ve getirebileceği maliyetlerin de açıklanmasını isteyen Karakaş, kıdem ve ihbar tazminatları, işe iade süreçleri, işçilik alacakları, mahkeme masrafları ve faizlerin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

“İşçinin hakkını ödemek lütuf değil, yükümlülüktür”

Sendika olarak öncelikli taleplerinin çalışanların toplu iş sözleşmesinden doğan haklarının eksiksiz ödenmesi olduğunu vurgulayan Karakaş, hâlen çalışan işçilerin geriye dönük ücret farkları, ikramiyeleri ve diğer alacaklarının hesaplanarak gecikmeden ödenmesi gerektiğini ifade ederek, “Yargı kararlarıyla hukuki süreçte belediyenin talepleri kabul görmemiştir. Artık yapılması gereken, toplu iş sözleşmesi ve ek protokol hükümlerinin gereğini yerine getirmektir. Hâlen çalışan emekçilerimizin geriye dönük ücret farkları, ikramiyeleri ve diğer alacakları eksiksiz şekilde hesaplanmalı ve gecikmeksizin ödenmelidir. İşçinin hakkını ödemek bir lütuf değil, hukuki ve vicdani bir yükümlülüktür” ifadelerini kullandı.

Açıklamasında belediye yönetimine çağrıda bulunan Karakaş, “Mahkemelerde kaybedilen davaların, geciken ödemelerin ve alınan yönetimsel kararların sonuçlarını işçiye fatura edemezsiniz. Bizim mücadelemiz hiçbir zaman belediyeyi zarara uğratmak olmadı. Bizim mücadelemiz, işçinin alın terinin karşılığını zamanında ve eksiksiz almasıdır. İşçinin alın teri kamu zararı değildir. İşçinin hakkını ödemek kamuya yük değil, adaletin gereğidir” dedi.

Hizmet-İş Sendikası olarak emekçilerin haklarını savunmaya devam edeceklerini belirten Karakaş, belediye yönetiminden hukuki süreci daha fazla uzatmamasını ve mahkeme kararlarının gereğini yerine getirmesini istedi. Karakaş, açıklamasını “Hukuk kazandı, Hizmet-İş kazandı, emekçi kazandı! İşçinin hakkını ödemek lütuf değil, yükümlülüktür. Biz emekçinin tarafındayız. İşçinin alın terinden kamu zararı çıkmaz” sözleriyle tamamladı.

Muhabir: Emrah Birgül