Mercan’da Robotik Kodlama ve Yazılım Serüveni Başlıyor
Mercan’da Robotik Kodlama ve Yazılım Serüveni Başlıyor
İçeriği Görüntüle

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği Mersin Şubesi, Adalet İçin Hukukçular, Çağdaş Hukukçular Derneği Mersin Şubesi ve İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi üyeleri, bugün Mersin Adliyesi bahçesinde Rojova ile ilgili basın açıklaması yaptı. Grup adına açıklama yapan Lokman Şaman, Suriye’de 2011 yılından bu yana devam eden iç savaşın milyonlarca insanın yaşam hakkını ihlal eden, zorla yerinden etmelerle ve ağır insan hakları ihlalleriyle derinleşen çok boyutlu bir kriz yarattığını belirterek, "En son 6 Ocak 2026 tarihinden itibaren HTŞ'ye bağlı yapıların Suriye’nin Halep Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde yaşayan Kürtlere yönelik saldırıları ile başlayan süreç SDG'nin Deyr Hafir, Meskene, Rakka ve Deyrizor'dan çekilmesine rağmen HTŞ'ye bağlı silahlı yapıların sivil halka yönelik saldırıları ile devam etti. Haseke ve Kobani hedef alınmıştır. Suriye Diyanet İşleri ve Vakıflar Bakanlığı, Suriye'deki camilere 1988'de Saddam'ın Kürtlere karşı katliamlarının adı ve sembolü olan Enfal Suresiyle başlayan bir genelge göndererek Rojava’ya yönelik saldırıları fetih olarak nitelendirmiştir. HTŞ'ye bağlı silahlı yapılar tarafından Rakka'da IŞİD hapishanelerinin boşaltıldığı, hapishanelerden çıkan İŞİD'çilerin ellerinde silahlarla verdiği pozlar, kadınlara yönelik saldırılar, işkence ve infaz görüntüleri servis edildi. Dünya kamuoyuna yansıyan bu haberler ve görüntüler, Uluslararası Hukuk ve Cenevre Savaş Hukuku Sözleşmesi’nin ihlal edildiğini, açıkça savaş suçu işlendiğini göstermektedir. Tüm Dünyanın gözü önünde HTŞ'ye bağlı silahlı yapılar tarafından Alevilere, Dürzilere, Halep’te Kürtlere ve Süryanilere yönelik gerçekleştirilen katliamlar, sivil halkın hedef alınarak kadim yerleşim yerlerinden göç etmeye zorlanması ile büyük bir insani kriz yaşanmaktadır" dedi.

563467375478568

"Rojava’da Yaşayan Kürt Halkının Hakkı Uluslararası Koruma Altındadır"

Rojava’da ortaya çıkan toplumsal ve siyasal yapının halkların, inançların ve kimliklerin eşitliği temelinde, demokratik, çoğulcu ve katılımcı bir yönetim anlayışını esas aldığını belirten Şaman, "Roajava ortaya çıkan bu yapı, uluslararası kamuoyunda meşru bir karşılık bulmuş; Suriye’de barışçıl ve hukuka dayalı bir çözümün mümkün olduğuna dair önemli bir deneyim olarak değerlendirilmiştir. Halep’e yönelik son saldırılar, Rakka, Deyre Zor hattında tırmandırılan askeri operasyonlar ve Rojava’nın hukuki ve siyasal statüsünün ortadan kaldırılmasına yönelik Haseke ve Kobane’ye karşı kuşatma girişimleri, sivillerin yaşam hakkını doğrudan tehdit etmekte ve Suriye’de barış ihtimalini zayıflatmaktadır. Rojava’nın statüsüz bırakılması, Suriye’de birlikte yaşam perspektifini hedef aldığı kadar, bölgesel barışa da zarar vermektedir. Rojava’da yaşayan Kürt halkının bu hakları, açık ve tartışmasız biçimde uluslararası koruma altındadır. Türkiye Hükümetinin, sınırlarının hemen ötesinde yaşayan ve Türkiye’nin tüm yurttaşlarıyla güçlü tarihsel ve toplumsal bağlara sahip olan Kürt halkının yaşam hakkını, ulusal ve demokratik haklarını, kendilerini özgürce temsil etme haklarını savunması hem barışa hizmet eden, hem de evrensel hukuka ve değerlere dayalı, sorumlu bir yaklaşım olacaktır" ifadelerini kullandı.

Muhabir: Koray Ünlü