Mersinli bisikletçiler Mersin’in yüksek kesimlerinde bisiklet sürerek baharı kutlayacak. Her yaştan insana bisikleti sevdirmek amacıyla bir araya gelen Zirve Bisiklet Topluluğu, yaklaşık 50 kilometrelik yolu pedallarla aşmaya çalışacak.

Mersin tarımında bilimsel hasat
Mersin tarımında bilimsel hasat
İçeriği Görüntüle

Sabah saat 09.00’da Palmcity AVM önünden başlayacak olan turda bisiklet tutkunları, 3. Çevre Yolu üzerinden Gökçebelen ve Bozön köylerini aşarak, Kuyuluk ve Kanal Yolu hattından Davultepe’ye ulaşacak. Orta zorluk derecesindeki rotada, hem fiziksel dayanıklılığı test edecek hem de katılımcılara Mersin’in kırsal dokusunu keşfetme imkanı sunacak. Katılmak isteyenlerin 0 539 814 07 51 numaralı hattan Ceyhun Ekiz’e isim yazdırmaları gerekiyor.

“Güvenlik ve doğaya saygı kırmızı çizgimiz”

Etkinliğin rehberliğini üstlenen Ceyhun Ekiz, gazetemize yaptığı açıklamada katılımcıların hem kendi güvenlikleri hem de grubun bütünlüğü için uyması gereken kuralların altını çizdi. Hazırlıkların titizlikle sürdüğünü belirten Ekiz, “Amacımız sadece pedal çevirmek değil, aynı zamanda güvenli ve doğaya saygılı bir sürüş kültürü oluşturmak. Bu nedenle turumuzda kask ve reflektörlü yelek kullanımı taviz vermediğimiz bir zorunluluktur. Katılımcılarımızın yola çıkmadan önce fren ve lastik kontrollerini mutlaka yapmalarını, yanlarında yedek iç lastik ve tamir kiti bulundurmalarını bekliyoruz. Unutulmamalıdır ki, trafikte bir bütün olarak hareket etmek güvenliğimizin teminatıdır” ifadeleri kullandı.

Disiplinli ve çevreci bir sürüş deneyimi

Turun sadece bir spor faaliyeti değil, aynı zamanda bir çevre farkındalığı etkinliği olduğunu vurgulayan Ekiz, “Sürüş esnasında grup disiplini bizim için çok önemli. Rehberin önünde gitmek veya artçının gerisinde kalmak yasaktır. Ayrıca doğaya olan borcumuzu unutmamalıyız; sürüş boyunca ve molalarda sigara içilmesine izin vermiyoruz, çöplerimizi asla doğada bırakmıyoruz. Doğanın sunduğu meyve ve çiçeklere zarar vermeden, sadece anılarımızı ve pedalların sesini yanımızda taşıyacağız” dedi.

Kaynak: Refik Arıtürk