Mersin’in Akdeniz ilçesinde bulunan balıkçılar pazarında esnaf, av yasağı sonrası süreci, balık tüketimini ve artan maliyetlerin sektöre etkisini değerlendirdi. Balıkçı Ahmet Polat, Mersin denizinin temiz olmasının balıkçılık açısından önemli bir avantaj sağladığını belirterek, bu durumun bölgede balık çeşitliliğini ve kalitesini olumlu etkilediğini ifade etti.

"Sahil güvenliğin daha aktif çalışması gerekir"

Mersin balıkçılığının güçlü bir potansiyele sahip olduğunu, doğru denetim, sürdürülebilir avcılık ve yerel yönetim desteği ile sektörün daha verimli hale getirilebileceğini ifade eden Polat,” Bu yasaklar balıkların yumurtlama dönemine göre belirleniyor. Ancak bazı türlerde yeterli kısıtlama olmadığı için balıkların nesli tehlikeye girebiliyor. Özellikle sardalyanın yumurtlama döneminde avlanmaya devam edilmesi, uzun vadede ciddi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle denetimlerin artırılması büyük önem taşıyor. Sahil güvenliğin daha aktif olması ve gerekli kontrollerin yapılması gerekiyor. Mersin balıkçılığı güçlü bir potansiyele sahip. Doğru denetim, sürdürülebilir avcılık ve yerel yönetimlerin desteği ile hem balıkçılar hem de tüketiciler için daha verimli bir sistem oluşturulabilir. Balıkçılık sezonu 15 Eylül’de başlayıp 15 Nisan’da sona eriyor. Yasak döneminde ise çiftlik balıkları satışa sunuluyor. Mersin’de en çok tüketilen balık sardalya. Karadeniz’de hamsi ne kadar önemliyse, burada da sardalya o kadar önemli bir yere sahip. Hem uygun fiyatlı olması hem de lezzeti nedeniyle oldukça tercih ediliyor. Özellikle ekmek arası olarak tüketimi son dönemde oldukça yaygınlaşmış durumda” dedi.

Uzlaşmaya gitmedi 330 milyon lira ceza yedi
Uzlaşmaya gitmedi 330 milyon lira ceza yedi
İçeriği Görüntüle

30Fe66B9 Aee2 489E 982E 8909Ef3815Aa

Fiyatlar uygun, tüketim azaldı

Balık fiyatlarının genel olarak diğer şehirlere göre daha uygun seviyede olduğunu ifade eden Polat, ”Mersin’de balık fiyatları genel olarak uygun seviyede. Bunun en önemli sebebi nakliye maliyetinin olmaması. Sardalya 150-200 TL arasında değişirken, kefal 150-200 TL, çupra ise 350-450 TL arasında satılıyor. Bu nedenle balık pazarı, diğer bölgelere göre daha ekonomik kalıyor. Ekonomik şartlar nedeniyle tüketim sıklığı azalmış durumda olsa da vatandaşlar hala balık tüketmeye devam ediyor. Önceden haftada iki kez balık yiyen kişiler artık dört-beş günde bir tüketiyor” diyerek ekonomik koşulların tüketimi etkilediğini, vatandaşların balık tüketim sıklığının azaldığını belirtti. Önceden haftada iki kez balık tüketenlerin artık dört-beş günde bir balık alabildiğini, özellikle dar gelirli vatandaşların daha uygun fiyatlı türlere yöneldiğini ifade etti.

Mazot fiyatları ve nakliye etkisi

Artan akaryakıt fiyatlarının balıkçılığı da etkilediğini belirten Polat, buna rağmen balık pazarında fiyatların doğrudan yükselmediğini söyledi. Birinci el satış noktası olmaları nedeniyle bu artışın sınırlı yansıdığını dile getiren Polat, “Balıklar İç Anadolu, Diyarbakır, Antep ve Ankara gibi şehirlere gönderildiğinde nakliye maliyetleri nedeniyle fiyatlar artıyor” dedi.

Devletin sağladığı mazot desteğinin sektör için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Polat, ÖTV’nin bir kısmının karşılanmasının balıkçıların ayakta kalmasına katkı sağladığını ifade etti.

Kaynak: Hülya Uygur