İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi Eş Başkanı Zeynep Kaya tarafından okunan basın açıklamasında, Sivas Katliamı'nın yaşam hakkına, düşünce ve ifade özgürlüğüne, inanç özgürlüğüne ve eşitlik ilkesine yönelik insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biri olduğu vurgulandı. Açıklamada, aradan geçen yıllara rağmen hakikatin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmadığı, adaletin sağlanamadığı ve yüzleşme sürecinin tamamlanmadığı ifade edildi.

"35 can Madımak Oteli'nin kuşatılarak ateşe verilmesi sonucu katledildi"
Kaya “2 Temmuz Sivas Katliamı: Hakikat, Adalet ve Yüzleşme Talebimizden Vazgeçmeyeceğiz 2 Temmuz 1993'te Sivas'ta Pir Sultan Abdal Kültür Etkinlikleri kapsamında bir araya gelen aydın, sanatçı, yazar, semah dönecek olan gençler ve çocuklar ile iki otel emekçisi 35 can Madımak Oteli'nin kuşatılarak ateşe verilmesi sonucu katledildi. Sivas Katliamı; yaşam hakkına, düşünce ve ifade özgürlüğüne, inanç özgürlüğüne ve eşitlik ilkesine yönelik, insanlığa karşı işlenmiş en ağır suçlardan biridir. Aradan geçen yıllara rağmen katliamın tüm boyutlarıyla aydınlatılması sağlanmamış, gerçek sorumlular yargı önüne çıkarılmamış, kamu görevlilerinin sorumluluğu etkin biçimde soruşturulmamıştır. Yaklaşık 15 bin kişinin katıldığı saldırıya ilişkin yalnızca 124 kişi hakkında dava açılmış, yargılama sürecinde birçok fail hakkında etkili kovuşturma yürütülmemiştir. Sanıklardan Ali Kurt ve Mevlüt Atalay, pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla ifadelerinde örgüt bağlantılarına ilişkin beyanlarda bulunmalarına rağmen bu iddialar yargılama makamlarınca etkili biçimde araştırılmamıştır” dedi.

"Sivas Katliamı yalnızca bir linç girişimi olarak değerlendirilemez"
“2012 yılında davanın önemli bir bölümü zamanaşımı gerekçesiyle düşürülmüş, yıllar içerisinde çok sayıda hükümlü tahliye edilmiş veya farklı hukuki düzenlemelerden yararlandırılmıştır” diyen Kaya “Firari sanıklardan bir kısmı hakkında dosyalar teknik olarak açık görünse de, aradan geçen uzun süre nedeniyle etkili bir yargılama yürütülmemektedir. Bu tablo, ağır insan hakları ihlallerinde cezasızlığın kurumsallaşmasının en çarpıcı örneklerinden biridir. Sivas Katliamı yalnızca bir linç girişimi olarak değerlendirilemez. Katliamın planlanması, gerçekleşmesi ve sonrasında yürütülen cezasızlık politikaları; olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasını ve varsa kamu görevlileri ile örgütlü yapıların sorumluluğunun bağımsız ve etkili biçimde araştırılmasını zorunlu kılmaktadır. Hakikatin ortaya çıkarılması, demokratik toplum düzeni ve toplumsal barış açısından vazgeçilmezdir. Türkiye; başta Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi olmak üzere taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri uyarınca yaşam hakkını korumak, nefret saikli saldırıları önlemek, etkili soruşturma yürütmek, failleri yargılamak ve mağdurların hakikat, adalet ve onarım hakkını güvence altına almakla yükümlüdür. Ayrıca, insanlığa karşı suçlarda cezasızlığın önlenmesi ve etkili başvuru hakkının sağlanması devletlerin uluslararası hukuk kapsamındaki temel yükümlülüklerindendir. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı kabul edilemez” ifadelerine yer verdi.

"Tüm sorumlular hakkında etkili ve bağımsız soruşturma yürütülmelidir"
Kaya, katliamın tüm yönleriyle aydınlatılması, sorumluların yargı önüne çıkarılması ve geçmişle yüzleşilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “1 Katliamın yaşandığı Madımak Oteli'nin Utanç Müzesine dönüştürülmesi yönündeki toplumsal talebin karşılanmaması da geçmişle yüzleşme iradesinin eksikliğini göstermektedir. İnsan Hakları Derneği olarak taleplerimiz: İnsanlığa karşı suçlarda zamanaşımını ortadan kaldıracak yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Sivas Katliamı dosyası yeniden ele alınmalı; kamu görevlileri dahil tüm sorumlular hakkında etkili ve bağımsız soruşturma yürütülmelidir. Katliamın tüm bağlantılarının ortaya çıkarılması için bağımsız bir Hakikat Komisyonu kurulmalıdır. Madımak Oteli Utanç Müzesi olarak düzenlenmelidir. 2 Temmuz, "İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü" olarak kabul edilmelidir. Sivas'ta yitirdiğimiz canları saygıyla anıyor; ailelerinin, yakınlarının ve adalet mücadelesini sürdüren herkesin yanında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Unutmadık. Unutturmayacağız. Hakikat ve adalet mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.




