Kişinin bir insan olarak kendine değer vermesi kibir değildir aksine bu durum teslimiyetin bir göstergesidir. İnsan olarak kendine hak ettiği değeri veren kişi kibre kapılmaz, varlığını bahşeden yaratıcısına teslimiyet gösterir ve ona şükreder. Kişi sahip olduğu bütün imkanların yaratıcısı tarafından kendisine bahşedildiğini bilir. Kibrin kuyusunda kaybolan kişi ilim, amel ve ahlaki değerlerini kaybeder ve ne içine düştüğü kuyunun ne de yoksullaştığının farkına varabilir. Zirvede olduğunu zanneder oysa dibe vurmuş yoksullaşmıştır. Kibirli insanın iç huzuru ve mutluluğu yakalama şansı yoktur. Zira mutluluk en başta kişinin kendisi ve çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurması ve yaratıcıya teslimiyet göstermesi ile mümkün olabilir. Kibirli insan ise Tanrının koyduğu ilkeleri hiçe sayıp, bütün ilgisini kendine çevirmektedir. Kişi insani ilişkilerinde kendini diğerleri ile karşılaştırır ve onlardan üstün olduğunu düşünmeye başlar. Kendisinin daha yetkin, daha başarılı, daha güzel, yakışıklı ya da özel olduğuna inanan insan diğerleri üzerinde baskı oluşturmaya ve onlar üzerinde tahakküm kurmaya başlar. Buna göre önce kişinin hem kendine hem de başkalarına bir konum belirlemesi gerekir. Kendisinin ötekinden daha üstün ve özel olduğuna inanan kişi bunu kendisinden bilir ve ezici tavırlar sergilemeye başlar. Bu durum zamanla kişinin karakteri haline gelir ve baskıya dönüşür. Kibirli insan ötekini küçümsediği için kalıcı dostluklar kuramamakta ve insanlarla sevgi eksenli ilişkiler oluşturamamaktır. Kibirli insan yalnız ve mutsuzdur. Mutluluğa ulaşmanın yollarından biri de öteki ile doğru ilişkiler kurmak ve ötekine değer vermektir. Sevmek, sevebilmek ve önemsemek mutluluğun anahtarıdır. Kibirli kişi ise ötekine değer vermemekte onu küçümsemekte ve kendini karanlık bir hücreye hapsetmektedir. Kibir insanı çıkmaz bir sokağa, karanlık bir dehlize sürükler. Kişi karanlığa o kadar aşina olmuştur ki ne çıkmayı düşünür ne de nasıl çıkabileceği konusunda kafa yorar. Kısır bir döngünün içinde yaşamaktadır. Fakat farkında olmadığı için kendini dev aynasında görür ve avunur. Sevgiyle Kalın. Esenlikte Yaşayın. Mustafa Mızrak / Gazeteci / Yazar