Diş sıkmak sadece dişlerin problemi değil, çoğu zaman beden, söyleyemediğini çeneyle ile insanlara hissettiriyor. Pelvik Fizyoterapist Aslı Kuzu, sabah uyandığınızda çeneniz ağrıyor, şakaklarınızda bir baskı hissediyorsunuz, boynunuz tutulmuş ve omuzlarınız sanki bütün gece yük taşımış gibi hissediyorsanız, diş gıcırdatma sorununuz olabileceği konusunda uyardı. Gittiğiniz diş hekimi de size aynı konuda teşhis koymuş olabilir.

“Diş gıcırdatma sadece dişle ilgili bir konu olmayabilir”

İnsan neden dişlerini sıktığı konusunda “bedenimizin başka bir yerinde başlayan bir gerilim, zaman içerisinde çeneye kadar uzanan daha büyük bir hikâyenin parçası olabilir mi?” sorusunu yönelten Kuzu, “İşte burada konu yalnızca diş olmaktan çıkıyor. Diş sıkma ve diş gıcırdatma, tıpta bruksizm olarak adlandırılıyor. Uykuda ortaya çıkabileceği gibi gün içerisinde farkında olmadan çeneyi sıkma şeklinde de görülebiliyor. Araştırmalar bruksizm ile temporomandibular eklem ve çiğneme kaslarıyla ilişkili problemlerin arasında Fasya bağlantısı olduğunu gösteriyor. Hatta bir meta-analizde bruksizmi olan kişilerde temporomandibular bozukluk görülme olasılığının daha yüksek olduğu bildiriliyor” şeklinde bilgiler aktardı.

“Diş gıcırdatma, sadece stres nedeniyle olmayabilir”

Her diş sıkan insanın sebebi aynı olmayacağının altını çizen Aslı Kuzu, Stres, kaygı, uyku problemleri, bazı yaşam alışkanlıkları, nörolojik ve biyolojik faktörler gibi birçok etken işin içinde olabilir. Yani “Çok streslisin, o yüzden dişlerini sıkıyorsun.” deyip konuyu kapatmak da doğru değil. Peki böyle bir durumda ne yapmak gerekiyor? Bence ilk doğru durak diş hekimi. Çünkü öncelikle dişlerin, çiğneme sistemi ve çene ekleminin değerlendirilmesi gerekiyor. Gerekli dental tedavi planlanmalı; varsa diş aşınmaları, çene eklemi problemleri, ağrı ve fonksiyon bozuklukları değerlendirilmelidir” diye konuştu.

“Çiğneme kasları sürekli çalışıyorsa çene de yorulur”

Diş gıcırdatma sorununun pek çok sıkıntıyı beraberinde getirebileceğini vurgulayan Kuzu, “Çoğu zaman kişi yıllarca dişlerini sıkar ve bunun sonucunda çene kaslarında ciddi bir yük oluşabilir. Çiğneme kasları sürekli çalışıyorsa çene ekleminin de bu yükten nasibini alması çok büyük bir ihtimaldir. Çene eklemi etkileniyorsa baş, yüz ve boyun bölgesinde ağrı ve hareket problemleri görülebilir” şeklinde konuştu.

“İnsan bedeni kopuk parçalardan oluşmuş bir maine değil”

Diş gıcırdatmasıyla ilgili bedenin başka bölgelerini de düşünmek gerektiğine vurgu yapan Kuzu, “Çünkü insan bedeni birbirinden kopuk parçalardan oluşmuş bir makine değildir. Çene başka, boyun başka, omuz başka, gövde başka, pelvis başka diye düşünmemeliyiz. Çene sıkıldığında boyun kaslarının kasılması , baş-boyun bölgesindeki kas aktivitesinin değişmesi ve omuz kuşağında gerginlik gibi durumlar görülebilir” diye konuştu.

“Pevlik taban sıkıntısı bir çok faktörü etkiliyor”

Diş sıkma sorununun altında, pelvik taban sıkıntısı olabileceğini belirten Kuzu, “Yıllardır bize öğretilen vücudu bölümlere ayırarak düşünme, alışkanlığının dışına çıkmamız gereken yer tam da burası. Pelvik taban kasları yalnızca idrar tutmamızı sağlayan kaslar değildir. İdrar ve dışkı kontrolünde, cinsel fonksiyonlarda, pelvik organların desteklenmesinde ve gövde kontrolünde önemli görevleri vardır. Daha da önemlisi, bu kasların sadece kasılabilmesi değil, gerektiğinde gevşeyebilmesi gerekir. Çünkü güçlü olmak her zaman yeterli değildir. Bazen problem güçsüzlük değil, gevşeyememektir” dedi.

Yeni Mersin İdman Yurdu’nda Gürsoy Turan istifa etti!
Yeni Mersin İdman Yurdu’nda Gürsoy Turan istifa etti!
İçeriği Görüntüle

“Çene ile pelvik taban arasında araştırılmaya değer bir bağlantı vardır”

Bütün gün omuzlarınızı kulaklarınıza doğru kaldırarak dolaşılması durumunda bir süre sonra boyunun ağrıyacağını, gün boyu çene sıkmanın çiğneme kaslarını yoracağını söyleyen Kuzu, “Peki pelvik taban kaslarınız da gün içerisinde gereğinden fazla aktif kalıyorsa? İşte burada pelvik taban fizyoterapistinin değerlendirmesi anlam kazanabilir. Bilimsel gerçeklere göre çene ile pelvik taban arasında araştırılmaya değer bir bağlantı vardır. Ama bunu “Çene sıkmak kesin olarak pelvik tabanı kasar şeklinde konuşmak bilimsel olarak fazla iddialı olur” şeklinde bilgiler verdi.

Diş sıkmaya fizyoterapist ne yapar?

Peki pelvik taban fizyoterapisti böyle bir kişide hemen Kegel yapmayacağının altını çizen Kuzu, “Çünkü pelvik taban her problemde güçlendirilmesi gereken bir kas grubu değildir. Önce değerlendirme yapılır. Kişinin pelvik taban kaslarının kuvveti, dayanıklılığı, koordinasyonu, gevşeme kapasitesi ve gerektiğinde doğru zamanda kasılıp gevşeyebilmesi değerlendirilir. Çünkü bazı kişilerde kas güçsüzdür. Bazı kişilerde kas gereğinden fazla gergindir. Bazılarında ise kas güçlü görünmesine rağmen koordinasyon problemi vardır. Yani kişi kasması gerektiğinde doğru kası kullanamıyor, gevşemesi gerektiğinde ise gevşeyemiyor olabilir. Bu nedenle tedavi kişiye göre değişir. Pelvik taban fizyoterapistinin amacı yalnızca “kas güçlendirmek” değildir. Gerektiğinde kası gevşetmek, solunumla hareketi ve kas aktivitesini koordine etmek, kişinin beden farkındalığını artırmak, uygun manuel tekniklerden ve terapötik egzersizlerden yararlanmak ve doğru kasılma-gevşeme stratejisini öğretmek tedavinin bir parçası olabilir” dedi.

Diş sıkmanın psikolojik nedenleri de var”

Diş sıkmanın ve gıcırdatmanın psikolojik tarafının da olduğunu belirten Kuzu, “Özellikle diş hekimi tarafından gerekli dental değerlendirmesi ve tedavisi yapılmış, çene-boyun bölgesindeki kas gerginliği devam eden ve pelvik taban açısından da belirti veya fonksiyon bozukluğu bulunan kişilerde multidisipliner yaklaşım değerlidir. Bir de işin psikolojik tarafı var. Diş sıkma ile stres ve bazı psikolojik faktörler arasında ilişki bulunduğu için kişinin gerektiğinde psikolog veya psikiyatri desteği alması da tedavi yaklaşımının bir parçası olabilir. Ancak bu, “Diş sıkmanın nedeni tamamen psikolojik” anlamına gelmemelidir. Bazen kişi gerçekten yoğun bir dönemden geçiyordur.Bazen uyku kalitesi bozuktur.Bazen gün içerisinde farkında olmadan çenesini sıkıyordur.Bazen de bedenindeki kas yükünü hiç fark etmiyordur. Bu nedenle tek bir kapıyı çalıp bütün cevapları orada aramak yerine, gerektiğinde diş hekimi, ilgili hekimler, psikolojik sağlık profesyonelleri ve fizyoterapistin aynı kişinin farklı parçalarını değerlendirmesi çok daha anlamlıdır” dedi.

“Bedeninizi dinlemeyi öğrenin”

Kuzu, diş sıkma sorunu olanlara şu tavsiyelerde bulundu:

“Şu anda dişlerinizi kontrol edin. Dişleriniz birbirine temas ediyor mu? Çenenizi farkında olmadan sıkıyor musunuz? Omuzlarınız yukarıda mı? Kaşlarınız çatık mı? Nefesinizi tutuyor musunuz? Karnınızı sürekli içeri çekiyor musunuz? Pelvik tabanınızı da gün boyunca farkında olmadan sıkıyor olabilir misiniz? Belki de bedeniniz size uzun zamandır bir şey anlatıyordur. Biz ise onu yalnızca ağrı başladığında dinliyoruz. Oysa beden çoğu zaman önce fısıldar. Çene sıkar. Omuzları kaldırır. Nefesi değiştirir. Kasları gerer. Uykuya müdahale eder. Sonra ağrı gelir. Diş sıkıyorsanız yalnızca dişlerinizi korumayın; bedeninizin neden sürekli “hazır ol” pozisyonunda olduğunu da anlamaya çalışın. Önce doğru tanı. Sonra doğru uzman. Sonra kişiye özel tedavi planlanır. Çünkü sağlık, tek bir kası güçlendirmek değildir. Çünkü sağlıklı bir Pelvik taban kası gerektiğinde kasılabilmek, gerektiğinde gevşeyebilmek ve bedenin bütün sistemlerinin birbiriyle uyum içinde çalışabilmesi bütününden oluşur. Çenenizi sıkarken aslında hayatı da biraz fazla sıkıyor olmayın? Bazen çözüm, daha güçlü olmakta değil biraz gevşemeyi, nefes almayı ve bedenimizi dinlemeyi öğrenmektedir”

Muhabir: Ahmet Atala