6 Şubat felaketinin ardından Mersin’in sadece sarsıntıyı hisseden bir kent olmadığını, yüz binlerce afetzedeye kapılarını açarak bölgesel bir dayanışma üssü haline geldiğini belirten Av. Seza Şahin, toplumdaki kaygı ve belirsizliklere dikkat çekerek, “Bugün sokaklarda, komşu sohbetlerinde herkes aynı soruları soruyor: 'Evlerimiz ne kadar sağlam, geçmişin ihmalleri karşısında hakkımızı nasıl koruyacağız?' Deprem jeolojik bir vakadır; fakat denetimsizliğin, kuralsız inşaatların faturasını 'kader' diyerek topluma kesmek hukuken kabul edilemez. Alüvyon zemine fore kazıksız onay veren veya kaçak binaya göz yuman idare açıkça 'hizmet kusuru' işlemiştir. Yüksek yargı kararları, öngörülebilir risklerin 'mücbir sebep' zırhıyla örtülemeyeceğini net şekilde ortaya koymaktadır” dedi.

Mezitli Belediye Başkan Vekili Turgut Selağzı oldu
Mezitli Belediye Başkan Vekili Turgut Selağzı oldu
İçeriği Görüntüle

Devlet denetleme sorumluluğunu yerine getirmeli

İmar barışı kapsamında harç alınarak verilen belgelerdeki "Resmi sorumluluk malikindir" dipnotunun devleti asli denetim görevinden kurtarmadığını vurgulayan Şahin, “Mühendislik hizmeti almamış binaya harç alıp kullanım izni veren kamu otoritesi, bina çöktüğünde faturayı sadece ev sahibine kesip kenara çekilemez. Son dönemde uydu fotoğraflarıyla, geriye dönük Yapı Kayıt Belgesi iptalleri yapılmaktadır. Açı kayması veya basit çatı tadilatı nedeniyle belgesi haksız iptal edilen vatandaşların, iptal yazısının ardından 60 gün içinde İdare Mahkemesinde yürütmeyi durdurma davası açması şarttır” dedi.

2026 sonu bütün belgeler geçersiz olacak iddiası asılsız

Emlak piyasasındaki 31 Aralık 2026 tarihinde yaşanacaklarla ilgili bilgi kirliliğine değinen Şahin, mevzuattaki bu tarihin yalnızca Hazine veya belediye arsası üzerindeki yapıların satın alma başvurularını kapsadığını, kendi tapulu arazisindeki belge sahipleri için herhangi bir süre kısıtlaması bulunmadığını açıkladı.

Deprem suçlarında zamanaşımı binanın yapıldığı gün değil, yıkıldığı gün başlar

Ceza hukuku açısından müteahhit ve fenni mesullerin kaçamayacağını belirten Av. Seza Şahin, Yargıtay’ın zamanaşımı ilkesini bir örnekle açıklayarak, “1999 yılında eksik demir ve çimentoyla inşa edilen bir bina 2023 depreminde çöktüğünde, sorumlu müteahhit 'Aradan 24 yıl geçti' bahanesine sığınamaz. Yargıtay ilkesi uyarınca suçtan zarar görülen tarih (yıkım günü) esas alındığı için zamanaşımı deprem günü başlar ve yargılama doğrudan devam eder” şeklinde bilgi verdi.

Kentsel dönüşümü kötü niyetle engelleyene tazminat

Kentsel dönüşüm süreçlerinde bina çoğunluğunun yenileme kararına karşı sırf şahsi çıkar sağlamak veya süreci kilitlemek amacıyla kötü niyetle dava açan kat maliklerini uyaran Şahin, Kanunun dürüstlük kuralına dikkat çekti. Dönüşümü haksız yere geciktirerek inşaat maliyetlerinin artmasına ve komşularının riskli binada yaşamasına sebep olan kişilerin, doğan tüm maddi zararları tazmin etmekle yükümlü olduğunu ifade etti.

DASK ve özel sigortaların eski hasar bahanesi geçersiz

Sigorta şirketlerinin ödeme süreçlerindeki kurnazlıklarına da değinen Av. Seza Şahin, DASK veya özel sigortaların "Bina zaten eski depremden hasarlıydı" diyerek tazminat ödemekten kaçınamayacağını vurguladı. Yargıtay kararları uyarınca, poliçe keserken binayı inceleme yükümlülüğü sigortacıya ait olduğundan, primi tahsil edilen durumlarda tazminatın eksiksiz ödenmesi gerektiğini belirtti.

Muhabir: Ahmet Atala