Geçtiğimiz günlerde Mersin’in Yenişehir ilçesi Kocavilayet Mahallesi’nde kötü koku ihbarı üzerine bir evde inceleme yapan ekipler, yaklaşık 100 kediyle karşılaştı. Sağlıksız koşullarda tutulduğu belirlenen kediler, Yenişehir Belediyesi Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’ne götürülerek koruma altına alındı.

Olayın ardından açıklama yapan Parlayan Kalpler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Kurucu Üyesi Ayhan Demir, evde yaşayan iki kişinin de ağır yaşam koşullarıyla mücadele ettiğine dikkat çekerek, yaşananların insan ve hayvan hakları çerçevesinde birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“Kedilere tutundular”
Evi ziyaret eden hayvan hakları savunucularının, burada yaşayan çiftin zorlu yaşam koşullarına tanıklık ettiğini belirten Demir, çocukları olmayan çiftin birbirlerine ve hayvanlarına tutunarak yaşamaya çalıştığını ifade etti. Kadının geçirdiği beyin ameliyatının ardından büyük ölçüde kedileriyle ilgilendiğini aktaran Demir, evde temel yaşam ihtiyaçlarının dahi yeterince karşılanamadığını öne sürdü.
Evde yiyecek ve mutfak eşyalarının yetersiz olduğunu belirten Demir, çiftin zaman zaman kuru ekmekle geçinmek zorunda kaldığını söyledi. Yaşanan tabloyu anlatırken ailenin günlük ihtiyaçlarını karşılamakta dahi zorlandığını ifade eden Demir, özellikle kadının sağlık durumunun ardından yaşam koşullarının daha da ağırlaştığını kaydetti.

“Yoksulluğun tavan yaptığı bir tabloyla karşılaştık”
Ailenin ekonomik durumuna ilişkin de bilgi veren Demir, erkeğin sabah saat 10.00’da işe gidip gece 23.00’te çıktığını ve evine iki ayrı araçla döndüğünü belirtti. Aylık 10 bin lira kira ödeyen ailenin zaman zaman faturalarını da karşılayamadığını söyleyen Demir, elektrik kesintilerinde komşuların seyyar lambayla destek olmaya çalıştığını aktardı. Hayvan hakları savunucuları olarak karşılaştıkları tablonun kendilerini derinden etkilediğini ifade eden Demir, evde hem insanların hem de hayvanların zor koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini söyledi.
“Göz ardı edilmemesi gereken konular var”
Yaşananların yalnızca evde bulunan hayvanların koşullarıyla sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Demir, yoksulluk, hastalık ve çaresizliğin de görülmesi gerektiğini belirtti.
“Bir evdeki yoksulluğu teşhir etmek kolaydır. Bir insanın çaresizliğini manşete taşımak kolaydır. Ama o çaresizliğin nedenlerini görmek, insana ve canlara el uzatmak vicdan ister” diyen Demir, olayın tüm yönleriyle ele alınması gerektiğini savundu.
“Neden iki insanın açlığı, hastalığı ve yoksulluğu görülmedi? Neden birbirine ve hayvanlarına tutunarak yaşamaya çalışan bu ailenin dramı anlatılmadı?” sözleriyle tepkisini dile getiren Demir, yaşananların yalnızca kedi sayısıyla sınırlı bir haber olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
“100 kedi manşetinin ardında, yoksullukla sınanan iki insan ve onlara sığınmış canlar vardı” diyen Demir, insanların ve hayvanların rencide edilmesi yerine ihtiyaç duydukları desteğin sağlanması gerektiğini belirterek sözlerini tamamladı.



